"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1396 E., 2025/1597 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 30. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/395 E., 2023/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait hastane işyerinde 11.05.2011 tarihinde deri ve zührevi hastalıkları uzmanı olarak işe başladığını, son ücretinin 20.000,00 TL olduğunu, ücretinin düzensiz ve bir kısmının ise hiç ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile ücret farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, yapılan feshin hak düşürücü süre içerisinde gerçekleşmediğini, davalının ücretlerinin eksik ödendiği, sigorta ödemelerinin eksik yapıldığına yönelik iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, yıllık izinlerinin eksiksiz kullandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.05.2011- 27.05.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığı, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğu, ayrıca sigorta primlerinin eksik ödendiğini, bu sebeple iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı ancak iş sözleşmesini haklı sebeple fesheden davacının ihbar tazminatı alacağına hak kazanmasının mümkün olmadığı; davalı hastanenin devrinin yapıldığı sözleşme ekinde davacının 16.03.2021 tarihi itibarıyla 2020 yılı Aralık ayı sonuna kadar 56.438,96 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacının dava dilekçesindeki talebi ile de bağlı kalınmak suretiyle davacının 2021 yılına ait Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret alacaklarının ödendiğinin işverence ispatlanmadığı, dosya kapsamında sunulan tanık beyanları, ücret bordroları, banka ödemeleri dikkate alındığında her yıl Şubat ayında düzenli olarak ücret artışı yapıldığında dair bir delil ve veri bulunmadığı, her ne kadar davacının son ücreti 20.000,00 TL ise de bu miktarın 2021 yılı Mart ayı ve sonrasına ilişkin olduğu, 2021 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret miktarının ise aylık 15.000,00 TL olarak kabulü gerektiği, buna göre davacının 86.438,96 TL net ücret alacağına da hak kazandığı; ayrıca davacıya ait imzalı yıllık izin formlarının sunulmakla beraber davacının kullanılmayan ve ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağı olduğu anlaşıldığından ihbar tazminatı talebinin reddine, diğer taleplerin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini feshinin haklı nedene dayandığı, süregelen bir durum söz konusu olduğundan hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği, dosyaya sunulan yıllık izin formları dikkate alınarak bakiye yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, davacının ücretinin tanık beyanı, emsal ücret araştırması, hisse devri sözleşmesi, davacının kıdem ve unvanı ile davacıya yapılan ödemeler dikkate alınarak belirlendiği, bu belirlemenin dosya kapsamına uygun olduğu, davacının ödenmeyen ücret alacağının kabulünde hata bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı feshinin haklı nedene dayanmadığını, iş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi nedeni ile davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,
2. Feshin hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığını,
3. Davacıya yıllık izinlerinin usulüne uygun şekilde kullandırıldığı sabit olmasına rağmen söz konusu alacağın hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
4. Davacının ücretinin bordrolarda belirtilen kadar olduğunu, ücret miktarının hatalı belirlendiğini,
5. Müvekkil Şirkete karşı açılmış olan başka bir davadaki dava dilekçesinin ekinde dosyaya sunulmuş olan ve doğruluğu, kesinliği, üzerindeki imzanın müvekkili Şirket yetkililerine ait olup olmadığı değerlendirilmeyen bir evrakın hesaplamalara esas teşkil etmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ödenmeyen yıllık izin, ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı, aylık ücret miktarının belirlenmesi ile iş sözleşmesinin davacı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve feshin süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.