"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1496 E., 2025/1404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kuruma ait işyerinde 17.12.1999-29.12.2019 tarihleri arasında işçi olarak kesintisiz çalıştığını, davalı asıl işverenin müvekkilinin yaptığı işi alt işverenlere yaptırdığını, müvekkilinin 31.03.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kadroya geçirildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle işe iade davası açtığını, Adana 6. İş Mahkemesinin 2019/606 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararıyla müvekkilinin davalı işyerindeki işine iadesine karar verildiğini, işe iade kararının onanarak kesinleştiğini, yasal süresi içerisinde davalı işverene işe başlamak için yazılı başvuru yapıldığını, başvurunun 07.06.2021 tarihinde davalı işverene tebliğ edildiğini, müvekkilinin işe başlatılmayarak 30.06.2021 tarihinde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının ödendiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin 30.06.2021 tarihinde feshedildiğini, davalı işverenin müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatını eksik ödediğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, en son net 4.000,00 TL ücret aldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacıya talep etmiş olduğu alacakların ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açmış olduğu işe iade davasının kabul edildiği ve kesinleştiği, kesinleşen Mahkeme kararının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacının ... AŞ'ye .... Noterliği kanalıyla çektiği 04.06.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarname ile işe başlatılma talebinde bulunduğu, işe iade talebini içeren ihtarnamenin 07.06.2021 tarihinde ... AŞ'ye tebliğ edildiği, ... AŞ'nin 30.06.2021 tarihinde boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatını ödediği, iş sözleşmesinin 30.06.2021 tarihinde ... AŞ tarafından eylemli olarak feshedildiği, davacının yıllık ücretli izin alacağının ödenmediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Belirsiz alacak davası açılamayacağını,
2. Husumet itirazının değerlendirilmediğini,
3. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,
4. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini,
5. Davacının yıllık ücretli izinlerinden dava dışı ... Şirketinin sorumlu olduğunu,
6. Mahkemece deliller değerlendirilmeden hüküm verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, husumet, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenip ödenmediği ile yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 31.03.2018 tarihinde 696 sayılı KHK uyarınca kadroya geçirildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle işe iade davası açtığını, Adana 6. İş Mahkemesinin 2019/606 Esas, 2020/306 Karar sayılı kararıyla müvekkilinin davalı işyerindeki işine iadesine karar verildiğini, işe iade kararının onanarak kesinleştiğini, yasal süresi içerisinde davalı işverene işe başlamak için yazılı başvuru yapıldığını, başvurunun 07.06.2021 tarihinde davalı işverene tebliğ edildiğini, müvekkilinin işe başlatılmayarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının 30.06.2021 tarihinde ödendiğini, müvekkilinin iş sözleşmesinin 30.06.2021 tarihinde feshedildiğini, davalı işverenin müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatının eksik ödediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağı talebinde bulunmuştur.
696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. madde, kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralları belirlemektedir. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda öngörülen toplu iş sözleşmesi sürecinden geçilerek uygulanan bir toplu iş sözleşmesi niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla yürürlük süresi 31.10.2020 tarihi itibarıyla sona eren bu toplu iş sözleşmesinin art etkisinden söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin 31.10.2020 tarihi itibarıyla sona erdiği ve bu tarihten sonraki dönem için art etkisinin bulunmadığı göz ardı edilerek dava konusu alacaklar hesaplanmıştır. 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Geçici 23. maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi'nin art etkisi bulunmadığından, gerek ücret zamları gerekse tazminata esas giydirilmiş ücretin tespitinde dikkate alınacak olan sosyal yardımlar yönünden anılan toplu iş sözleşmesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Davacının sendika üyeliği bulunmadığından, 30.06.2020 tarihinden sonraki dönemde işyerinden yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden de yararlandırılması mümkün değildir. Davacının 30.06.2020 tarihinden sonraki ücret ve diğer haklarının, toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınmadan belirlenmesi gerekirken, aksi yönde yapılan hesaplamaya itibar edilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.