"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/2842 E., 2025/2435 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 35. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/3 E., 2024/702 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya bağlı ... Merkezinde çalıştığını, yasal mevzuat gereği haftalık çalışma süresi 37,5 saat olması gerekirken 42,5 saat çalıştırıldığını, ayrıca akşam çıkış saatinde 40 dakika servis beklediğini, gerek fazla çalışma sürelerinin gerekse bekleme sürelerinin hesaplanması gerektiğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının haftalık 37,5 saat çalışması gerektiğine dair kanunda ve toplu iş sözleşmesinde bir düzenleme bulunmadığını, haftalık 45 saati aşan çalışma yapmaları hâlinde bordrolara tahakkuk ettirilerek ödeme yapıldığını, kaynak işlerinde çalışanların günlük 7,5 saat çalıştırıldığını, toplu iş sözleşmesi gereği 45 saatlik çalışma süresi 5 güne bölünemeyen işçiler için cumartesi günü için planlama yapıldığını, kişiye özel servis hizmeti sunulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının servis beklediği ve serviste geçirdiği sürelerin çalışma saati içerisinde sayılamayacağı, davacının haftalık çalışma saatinin 37,5 saat olması gerektiğine dair herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, davacının da haftalık çalışma saatinin 42,5 saat olduğu yönündeki ikrarı göz önünde bulundurulduğunda davacının haftalık çalışma saatinin 4857 sayılı İş Kanunu gereği belirlenen 45 saati aşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini,
2. Bilirkişi raporunda belirtilen eksikler tamamlanmadan karar verildiğini,
3. Toplu iş sözleşmesi ve yasal mevzuat gereğince davacının fazla çalışma yaptığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, fazla çalışma ücret alacağının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildBaşkan