Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9328 E. 2026/455 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/2602 E., 2025/1845 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gelibolu 2. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2025/107 E., 2025/112 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.05.2015-31.12.2023 tarihleri arasında ...Bakanlığının ...Kışlası yemekhanelerinde işçi olarak çalıştığını, bu süreler zarfında her ne kadar farklı farklı alt işverenler bulunsa dahi asıl işverenin davalı Kurum olduğunu, davacının ücretinin 22.450.00 TL olup asgari ücret tutarının Şirket hesabından bakiyesinin ise Şirket Müdürü olan .... ve .... tarafından banka kanalıyla ödendiğini, müvekkilin daha önce 25.05.2015-05.05.2019 tarihleri arası döneme ilişkin fazla çalışma ücretlerini dava yoluyla aldığından fazla çalışmaya yönelik talebin 06.05.2019-31.12.2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olduğunu, haftanın 7 günü 09.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını ücretinin de müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin resmî/millî bayramların ve dinî bayramların tamamında çalıştığını, bu çalışmaların karşılığının da müvekkiline ödenmediğini, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, ... Şirketi tarafından 22.062.00 TL kıdem tazminatı ödemesinin mahsubu gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz ve dayanaksız olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yüklenici şirketlere karşı davanın yöneltilmesi gerekirken, müvekkili İdareye karşı dava açılmasının hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesi işverence haksız feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık izin kullanmadığı, 09.00-18.00 saatleri arasında haftanın 7 günü çalıştığı, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığı, ispatın tanık beyanına dayalı olması nedeniyle %30 indirim yapıldığı belirtilerek verilen davanın kabulüne dair kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli kararıyla davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacının beyanının alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırıldığı, gönderme kararı üzerine davacının beyanının alındığı belirtilerek önceki hususlar aynı kalmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'inin dikkate alınması gerektiğini,

2. Husumet itirazında bulunduklarını,

3. Sorumluluğun şirketlere ait olduğunu,

4. Tanıkların husumetli olduğunu,

5. Vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, talep edilen alacaklardan davalının sorumluluğu, alacakların ispatı ve hesabına ve vekâlet ücretine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§