"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/27 E., 2025/1887 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/363 E., 2023/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Şirkette ... görevlisi olarak çalışan davalı işçinin söz konusu çalışması nedeniyle öğrendiği teknik bilgi, belge, alınmış bulunan sipariş, bilgi ve dokümanlar ile Şirket sırlarının gizli tutulması ve fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla taraflar arasında 20.08.2015 tarihli gizlilik sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme gereğince işyerinde çalışan davalı işçi davacı Şirkette yaptığı çalışmalar sırasında ya da bu çalışmalardan dolayı elde ettiği her türlü belgeyi ve davacı Şirketin ticari sırlarını gizli tutmayı, korumayı, bunları doğrudan veya dolaylı olarak saptanan ticari ilişkinin amaç ve kapsamı dışında hiçbir surette kullanmamayı, kısmen veya tamamen 3. kişilere davacı Şirketle olan bu sözleşmenin sona ermesi hâlinde dâhi her ne sebeple olursa olsun hiçbir şekilde açıklamamayı kabul ve taahhüt ettiğini ancak davalı tarafından gizlilik sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilmediğini, davalının müvekkili Şirketin gizlilik sözleşmesi kapsamında korunması gereken bilgi ve belgelerini 3. kişilerle paylaşarak müvekkili Şirketin zarar görmesine sebep olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... ve ... Şti (... Şirketi) isimli şirketle imzaladığı ürün imalat sözleşmesi uyarınca, üreteceği kartlara ilişkin yazılım programları ile programın işleyişini gösterir tüm bilgi ve belgeleri bu şirket ile paylaşarak ticari sırları saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalı işçinin söz konusu kartların üretimine ilişkin bilgi ve belgeleri dava dışı bu şirket ile paylaştığını, davalı sözleşme gereklerine, haksız rekabet kurallarına ve etik kurallara aykırı hareket ettiğinden müvekkilinin maddi, manevi zararları ile gizlilik sözleşmesinde belirtilen cezai şarttan sorumlu olduğunu, gizlilik sözleşmesinin 5. maddesinin "Bu gizlilik anlaşmasının ihlali hâlinde ... görevlisi, ... Mühendislik'in uğrayacağı tüm kayıpları ve kazanması gereken gelirleri ticari faiziyle birlikte taahhüt eder. Ayrıca şirketin kurulumunda almış olduğu ... ... ... projesinden yararlanmış olduğu desteğinin 10 katını ticari faizleri birlikte ödemeyi kabul eder." şeklinde düzenlendiğini, davalı taraf sözleşmenin gereklerini ihlal ettiğinden sözleşme kapsamında belirlenen cezai şartın davalı tarafça ödenmesi gerektiğini ileri sürerek maddi tazminat, manevi tazminat ile gizlilik sözleşmesinde düzenlenen cezai şartın davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketin iddialarının asılsız olduğunu, gizlilik sözleşmesi içeriğindeki haksız rekabet hükümlerinin geçersiz olduğunu, sözleşme içeriği incelendiğinde gizlilik sözleşmesinin zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılmadığını, gizliliğin somutlaştırılmadığını, kanuni sınırlamalara haiz olmayan gizlilik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının geçersiz sözleşmeye dayanak tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı Şirket nezdinde çalışmakta iken firma tarafından hiçbir eğitime gönderilmediğini, kendisine teknik bir bilgi öğretilmediğini, müvekkilinin davacı Şirketle çalışmaya başlamadan evvel elektroniği, kodlamayı bilen bu konuda kendi alanında eğitimlerini alan bir çalışan olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin davacı firmadan öğrendiği tek bir ticari sır/üretim sırrı bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı bahse konu kartlarda kullanılan bütün materyaller ve yazılımın ... olup internette kolaylıkla bulunabilir vaziyette olduğunu, davacının ticari sır olarak bahsettiği bilgi, belge, yazılım programları ve donanımın hepsinin internette yer alan açık kaynaklarla yapıldığını, müvekkilinin davaya konu kartları piyasaya sunmadığını, internet sitesinde satışa çıkarmadığını, davacının maddi manevi bir zararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, dosyada alınan uzman raporuna göre, dava dışı ... Şirketi tarafından meydana getirilen ... ile davacı Şirketin üretiminde olan ... arasında bir çok farklılık olduğu, söz konusu kartın teknik sırların kullanılarak üretilmesinin kabul edilemeyeceği, denetime elverişli, usul ve kanuna uygun bilirkişi raporundaki tespitlerin hükme esas alındığı, ispat yükünün hak iddia eden taraf üzerinde olduğu, davacı Şirketin söz konusu kartın kendi ticari veya teknik sırları kullanılarak üretildiğini ispat edemediği, davalının gizlilik sözleşmesini ihlal etmediği, davacının maddi veya manevi bir zarara uğramadığı, yine ihlal olmaması nedeni ile cezai şartın gerekliliğinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; heyet raporuna göre dava dışı ... Şirketi tarafından üretilen söz konusu ... ile davacı Şirketin üretiminde olan ... arasında bir çok farklılık olduğu, söz konusu kartın davacı firmaya ait teknik sırlar kullanılarak üretilmesinin söz konusu olmadığı, davacı Şirket bu kartların kendi ticari veya teknik sırları kullanılarak üretildiğini ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Ar-ge görevlisi olarak çalışan davalının bu çalışması nedeniyle öğrendiği teknik bilgi, belge, alınan sipariş ve dokümanlar ile şirket sırlarının gizli tutulması ve fikri mülkiyet haklarının korunması amacıyla taraflar arasında 20.08.2015 tarihli gizlilik sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu gizlilik sözleşmesi gereğince, işyerinde çalıştığı sürede yaptığı çalışmalarda elde ettiği her türlü belgeyi ve ticari sırları gizli tutmayı, korumayı, bunları ticari ilişkinin kapsamı dışında hiçbir surette kullanmamayı, kısmen veya tamamen üçüncü kişilere, davacı Şirket ile olan bu sözleşmenin sona ermesi hâlinde dâhi hiçbir şekilde açıklamamayı, taahhüt etmesine rağmen ticari sırları saklama yükümlülüğüne uymadığını,
2. Davalının müvekkili Şirketin gizlilik sözleşmesi kapsamında korunması gereken bilgi ve belgelerini üçüncü kişilerle paylaşarak müvekkilinin zararına sebep olduğunu, davalı haksız rekabet hükümlerine ve etik kurallarına aykırı hareket ettiğinden müvekkili Şirketin maddi, manevi zararı ile gizlilik sözleşmesinde belirtilen cezai şarttan dolayı sorumluluğu bulunduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan cezai şart talebi bakımından iş mahkemelerinin görevli olup olmadığına ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.06.2025 tarihli ve 2023/1 Esas, 2025/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 4 44... . maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/3 hükmüne göre içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.
Şu hâlde davacı Şirketin somut davadaki talepleri bakımından, bağlayıcı nitelikteki içtihadı birleştirme kararı gereği, asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan kararın görev yönünden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.