Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9296 E. 2026/443 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/2045 E., 2025/2387 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/192 E., 2025/219 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.05.2014-31.07.2021 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintisiz şekilde kuruyemiş kavurma ustası olarak en son net 4.000,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle işverence sona erdirildiğini, ödenmeyen ücret ve kullandırılmayan yıllık ücretli izinleri bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi ve eksik ödenen ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının kendi el yazısı ile hazırladığı ıslak imzalı istifa dilekçeleri olduğunu, çalıştığı dönemlere ilişkin hak ve alacaklarının kendisine ödendiğini, iyiniyet göstergesi olarak davacıya kıdem tazminatının ödendiğini, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, bu durumun ihtirazı kayıtsız imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu, çalıştığı süre boyunca yıllık izin kullanmadığının ve ücretinin ödenmediğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 19.05.2014-31.07.2021 dönemini kapsayan toplam çalışma döneminde işveren uygulaması nedeniyle 2 kez istifa ederek kısa süreli boşluklardan sonra işe girişinin yapıldığı ve davalı savunmalarına göre her bir istifa sonrası davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılıp davacının kısa süreli boşluklar sonrası tekrar davalı işyerinde çalışmaya devam ettiği, davacı iddiası, taraf tanık beyanları ve dosya kapsamına göre davacının çalışmalarının kesintisiz olduğu, toplam kıdem süresinin 7 yıl 2 ay 13 gün olduğu, imzalanan istifa dilekçesi karşılığında işverenin kıdem tazminat ödemesi yaptığı, işçinin istifa iradesinin bulunmadığı, kıdem tazminatı ve işçi alacağının tahsili amacıyla imzalanan son istifa belgesinin de yine aynı mahiyette verildiği, bu sefer işçinin işe devam edemediğinin davalı tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı, davacının önce çıkışının verildiği ama davacının bir hafta daha çalıştığı anlaşıldığından işçinin yeniden işe girişinin verilmeyerek yapılan feshin işveren feshi olduğu, davacının fark kıdem ve ihbar tazminat talepleri ile karşılığı ödenmeyen ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davacının istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,

2. Davacının işyerinde kesintisiz çalışması olmadığını,

3. Hesaplamalarda ücret bordrosu ve banka kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini,

4. Kıdem tazminatının hatalı hesaplandığını,

5. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına ilişkin iddiaların ispatlanamadığını,

6. Davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını,

7. Davacı imzasını içerir ibranamenin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin fesih şekli, buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret miktarı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının bulunup bulunmadığı ve kıdem tazminatının hesaplanması hususlarına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§