"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1603 E., 2025/2296 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 19. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/268 E., 2024/239 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 31.12.2009-13.07.2023 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız bir şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve diğer üç arkadaşının işyerinin kazan dairesi bölümünde mangal yaptıkları görülmüş ise de görüntü kayıtlarından mangal ateşinin ilgili yerde yakılmadığı, başka yerde yakılıp hazırlanan köz ateşin bu alana getirilerek mangal yapıldığı, mangalın yapıldığı yerin üstü ve üç etrafının kapalı, ön tarafının ise açık olduğunun tanık beyanları ve görüntülerden anlaşıldığı, kullanılan ateşin harlaması gibi bir durumun gözlemlenmediği, ilgili bölümde bulunan kazanın olay tarihinde yanmadığı, kazan dairesinde bulunduğu belirtilen kömürün olup olmadığı varsa mangal yapılan alana yakınlığının tespit edilmediği, kaldı ki kömürün anlık olarak kolayca tutuşan veya parlayan bir madde olmadığı, belirtilen nedenlerle işyeri güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi hususunun davalı yanca ispatlanamadığı, davacı ve ilgili arkadaşlarının rahat tavırları ile kameraya karşı yaptıkları hareketlerin fesih konusu olayın gizli olarak yapılmadığını ortaya koyduğu, dinlenen davacı tanıkları ile benzer şekilde yargılamaların yapıldığı diğer mahkemelerde dinlenen tanık anlatımlarında, olay yerinde amirlerin de katılımı ile daha önce de benzer faaliyetlerin yapıldığını, somut olayda eski işçilerin tazminat yükünden kurtulmak için fesih yoluna gidildiğinin belirtildiği, dolayısıyla amirlerin bu şekildeki eylemlerden haberdar olduklarının kabulü gerektiği, yine davacı ve diğer ilgili işçilerin mola saati içerisinde olup olmadıkları ve belirtilen ... nediyle bir aksamanın yaşanıp yaşanmadığı hususlarının da davalı işverence ortaya konulmadığı, belirtilen bütün bu nedenlerle davacı tarafından gerçekleştirilen feshe konu ... doğru bir davranış değil ve bu ... nedeniyle davacıya birtakım yaptırımların uygulanması makul görülebilecek nitelikte ise de olayın haklı değil geçerli fesih ağırlığında olduğu, yine davacının 14 yıla yakın hizmetinin bulunduğu, geçmişteki çalışmalarında herhangi bir olumsuzluk da rapor edilememiş olması hususları da birlikte dikkate alındığında, davalı işverenin orantılılık ve feshin son çare olma ilkelerine de riayet etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin savunmasında patates patlıcan közlediğini, güvenliğin geldiğini, bunun üzerine ateşi söndürdüklerini ve kameranın yönünü kendilerine yakın olması nedeniyle çevirdiğini beyan ettiği, dosyadaki bilgi ve belgeler, tutanaklar ile davacının savunması birlikte değerlendirildiğinde davacının mevcut güvenlik kamerasının yönünü ateşin kameraya yakın olması nedeniyle çevirdiğine dair savunma yaptığı, ancak dosya içerisinde bulunan kamera kaydı çözümleme raporu uyarınca davacıyla birlikte olay yerinde bulunan ve benzer sebeple iş sözleşmesine son verilen .... isimli işçinin güvenlik kamera kaydı taraması yaptığı ve güvenlik kamerasının varlığının tespitini davacıya bildirdiği, davacının da güvenlik kamerasına yöneldiği, dava dışı .... isimli işçinin kameraya el hareketi yaptıktan sonra kameranın yönünü değiştirdiği sabit olduğundan davacının savunmasının inandırıcı olmadığı, savunmaya itibar edilemeyeceği, davacının kamera görüntüleri ile sabit olan ve ne için yapıldığı açıklanamayan bu eyleminin doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranış niteliğinde olduğu, ayrıca işyerinde ateş yakılmasının her hâlükârda işyeri güvenliğini tehlikeye düşüreceği, Mahkemenin "...belirtilen ... nedeniyle bir aksamanın yaşanıp yaşanmadığı hususlarında davalı işverence ortaya konulmadığı/ ispatlanmadığı.." yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, feshin işveren tarafından haklı nedenle gerçekleştirildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
.... Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Olay günü tehlikeli olmayan bir alanda yemek yapmanın söz konusu olduğunu, müvekkilinin işi aksatmak, işi tehlikeye sokmak gibi bir niyetinin bulunmadığını,
2. Dosyada mevcut tanık beyanları ve olay anına ilişkin görüntüler ile kazanın çalışmadığının, mangal yakılan alanda tehlike oluşturabilecek bir durum olmadığının ve dolayısıyla davalı tarafından iş sözleşmesini feshederken ölçülü davranmadığının sabit olduğunu,
3. Kameraya doğru yapıldığı iddia edilen hareketin olayın taraflarından .... ve .... arasında yaşandığını, kendi aralarındaki şakalaşma sonrası ... ...'ya bu hareketi yaptığını ve ...'nın ayıp olmasın diye kameranın yönünü değiştirdiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile buna davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.