Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9275 E. 2026/133 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1385 E., 2025/1580 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 10. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/27 E., 2025/82 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde 02.11.2008-18.06.2019 tarihleri arasında makine montajcısı olarak net 7.000,00 TL ücret ile çalıştığını, davacının sendikaya üye olduğunu, işverenin üyeliği duyması üzerine davacıyı ve diğer sendika üyesi olan işçileri işten çıkardığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sendikal tazminat, yıllık ücretli izin ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının önceden ihtar almasına karşın verilen görevi ifadan kaçtığını, bu gerekçe ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, feshin sendika üyeliği ile ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 15.06.2019 tarihinde... Sendikasına üye olduğu, 18.06.2019 tarihinde işten çıkarıldığı, davacının... Sendikasının davalı işyerindeki örgütlenme çalışmalarında etkin rolü bulunduğunun tanıklar tarafından beyan edildiği, davacının Sendikaya üye olduğu ve işten çıkarıldığı 2019/ Haziran döneminde davacıyla birlikte ... isimli çalışanların da aynı Sendikaya, .... ve ...'nın ise farklı bir sendikaya üye oldukları, üyelikten istifa eden .... dışındaki sendika üyesi çalışanların işten çıkartıldıkları, çalışan ... o dönem çalışmaya devam etse de 2023 yılında sendikal sebeplerle işten çıkarıldığından bahisle açmış olduğu davasının bulunduğu, kaldırma kararı sonrası talimatla dinlenen davalı ... ...'nun beyanlarının da davacı iddiasını desteklediği, süreç içinde davalı işyerinde sendikalı çalışan kalmadığı, bu şekilde davalı işveren tarafından sendikal örgütlenme çalışmalarının engellenmeye çalışıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 Esas, 2019/566 Karar sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 22.02.2022 tarihli ve 2019/... Başvuru No.lu kararı gereğince davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunduğu, davalının bu yöndeki istinafının yersiz olduğu, davacı işçinin... Sendikasına üyelik için 15.06.2019 tarihinde başvurduğu, 17.06.2019 günü görevini yapmadığı ve iş yavaşlattığı gerekçesiyle savunmasının istenildiği, 18.06.2019 günü ise işyerine alınmayarak iş sözleşmesinin feshedildiği, dosya kapsamı itibarıyla davacının hangi görevi yapmadığı, yapmaktan imtina ettiği veya kasten yavaşlattığı hususlarının somut olarak ortaya konulamadığı, bu konudaki tanık beyanlarının soyut beyanlar olduğu, davacı tanıklarının davacının işini yapmaktan kaçınmadığını, işini yavaşlatmadığını beyan ettikleri, fesih gerekçesi yapılan davacının yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı hâlde yapmamakta ısrar ettiği hususunun ispat edilemediği, tanık beyanları ve emsal dosyalardan anlaşıldığı üzere davalı işyerinde sendikal örgütlenmenin başladığını öğrenen işverenin bir kısım işçileri uhdesinde bulunan e-Devlet şifresinden kontrol ederek bir kısmını ise başkaca vesilelerle öğrenerek çok sayıda sendikalı işçiyi 17.06.2019 tarihinde işten çıkarttığı, davacının ise Sendikaya üye olduktan 3 gün sonra iş sözleşmesinin feshedildiği, sendikalı işçilerin sayısı hakkında gerek bu dosyaya gerekse emsal dosyalara gelen yazılara göre fesih döneminde çok sayıda işçinin üye olduğu... Sendikasına üye işçi sayısının fesihten 6 ay sonra 1 olduğunun tespit edildiği, bu şekliyle davalı işverenin sendikal örgütlenmeyi sona erdirmek için sendika üyesi işçileri çeşitli bahanelerle işten çıkarttığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Gerekçeli kararın tarafların talebi olmaksızın tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu,

2. Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını,

3. İş sözleşmesinin davacının işi yavaşlatması gerekçesi ile sona erdirildiğini, sendikal nedenle feshin söz konusu olmadığını,

4. Sendikaya üyelik başvurusu yapılmasının üye olunduğu anlamına gelmediğini, fesih sırasında davacının sendika üyesi olmadığını, bu nedenle sendikal tazminat talep edemeyeceğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; dava türü, iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle yapılıp yapılmadığı ile sendikal tazminat, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacağının ispatına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta alacak kalemleri bakımından dava belirsiz alacak davası türünde açılmış olup yıllık ücretli izin alacağı ve kıdem tazminatı bakımından koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı ilâmı). Diğer taraftan söz konusu alacaklar bakımından daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddi kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek belirsiz alacak davası şeklinde açılan bu davada belirtilen husus Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§