"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2042 E., 2025/1846 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/59 E., 2022/417 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iş sözleşmesi haksız şekilde feshedilen davacı için işe iade davası açtıklarını ve davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin akabinde davalıya gönderdikleri 14.07.2021 tarihli ihtarname ile mahkeme kararının yerine getirilmesini talep ettiklerini, davalı tarafından gönderilen 27.07.2021 tarihli cevabi ihtarname ile davacının 16.08.2021 tarihinde saat 08.00’de işbaşı yapabileceği bilgisinin verildiğini, bunun üzerine davacının belirtilen saatlerde ilgili adrese gittiğini ancak işe başlatılmadığı gibi içeriye alınmadığını, davacının işe alınmadığına ilişkin video kaydı çektiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kesinleşmiş işe iade kararının akabinde 14.07.2021 tarihli ihtarname ile işe başlamak istediğini bildirdiğini, davacıya gönderilen 27.07.2021 tarihli cevabi ihtarname ile 16.08.2021 tarihinde işe başlamasının ihtar edildiğini, davacının bu tarihte işe geldiğini ancak işe başlamayarak işyerini terk ettiğini, davacının süresi içinde işe davet edildiğini, işe başlamayan davacıya davalının işe iade kapsamında ve diğer tazminat talepleri yönünden herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 29.08.2007- 11.08.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının tazminata esas giydirilmiş ücretinin 8.357,01 TL olarak kabul edildiği, davacının açmış olduğu işe iade davasında 5 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ve 4 aylık ücreti tutarında boşta geçen süre alacağına hükmedildiği, kararın 29.06.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından süresi içinde yapılan başvuru neticesinde işverenin 16.08.2021 tarihinde işe başlaması yönünde davet ihtarı gönderdiği, davacının belirtilen günde işyerine gittiği, bu durumun davalının da kabulünde olduğu, davalı tarafça davacının işe başlamadığının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece davacının işe başlatılmadığı iddiası konusunda ispat yükünün davalı müvekkili Şirkete yüklenmesinin haksız ve usulsüz olduğunu, davacının sadece işe başlamak için başvuru yaptığını iddia etmesinin davanın kabulü için yeterli olmadığını, bu iddiasını tanık ve sair delillerle ispat etmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işe iade kararı üzerine davacının işe başlatılma talebinin samimi olup olmadığı, işverenin işe davetinin ciddi olup olmadığı ile buna göre davacının kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları ile boşta geçen süre ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.