"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1245 E., 2025/1762 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/341 E., 2022/580 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ağabeyine ait ...'e ait işyerinde, plastik doğrama imalat ve montaj ustası olarak 11.07.2007 tarihinden iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği 22.09.2021 tarihine kadar çalıştığını, işyerinde çalıştığı süre boyunca davacıya ve diğer işçilere sürekli bir takım belgeler imzalatıldığını, davalı tarafından müvekkiline iş sözleşmesine teminat olduğu ve imzalanmasının prosedür olduğu söylenerek boş senet de imzalatıldığını, müvekkilinin hem çalışmak zorunda olduğundan hem de davalı işverenin ağabeyi olması nedeniyle güvendiğinden bu belgeyi imzaladığını, davalı tarafından müvekkilinin işçilik hak ve alacaklarını almasının önüne geçmek ve haksız kazanç sağlamak amacı ile elindeki belgenin üzerini gerçeğe aykırı şekilde doldurarak sanki borçluymuş gibi müvekkiline karşı önce ihtiyati haciz kararı alındığını, sonra kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, bu olaylar nedeniyle savcılığa yansıyan soruşturmada davalının verdiği beyanlar nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini ileri sürerek davacının Bartın İcra Müdürlüğünün 2021/3414 Esas sayılı dosyası ile takibe konan 30.12.2019 vade tarihli ve 150.000,00 TL bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili usulüne uygun tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bartın İcra Dairesinin 2021/31414 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden dosya davalısı tarafından dosya davacısı aleyhine 24.07.2019 tanzim tarihli, 30.12.2019 vade tarihli 150.000,00 TL'lik bonodan kaynaklı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, ödeme emrinde borcun fer'îleri ile birlikte toplam 188.635,09 TL olduğu, Bartın İcra Dairesinin 21.11.2022 tarihli yazıları ile icra takip dosyasının güncel kapak hesabına göre, borçlunun icra dosyasına 8.258,57 TL yatırdığı, bakiye borcun 254.139,03 TL olduğu, somut olayda her ne kadar davacı ile davalının yakın hısımlıkları olsa da aynı zamanda Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, davacının davalı nezdinde bir dönem işçi olarak çalıştığı ve tarafların aynı olduğu Mahkemenin 202/296 Esas sayılı dosyasında işçi işveren alacağına dayalı dava bulunduğu, her ne kadar davanın konusunu oluşturan bononun sebepten mücerret olması sebebi ile böyle bir borç olmadığının ispatı yazılı delil ile davacıya ait olsa da davacının işçi, davalının işveren olduğu, davalının Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/5950 soruşturma No.lu dosyasında verdiği ifadesinde " ... isimli şahsa Bartın ... Mahallesinden ... sokakta ... apartmanında mütahitten iş karşılığı 275.000,00-TL'ye ev aldım. ... bu parayı ödeme imkanı olmadığı için 275.000,00-TL'yi ben ödedim. ... ile anlaşma yaptık parası olmadığı,125.000,00-TL'yi BEN KENDİSİNE DÜĞÜN HEDİYESİ OLARAK SAYDIM. ... ... bana hitaben 'abi param yok yanında çalıştıkça öderim' dedi. Daha sonra GERİ KALAN 150.000,00-TL İÇİN KENDİ ARAMIZDA ANLAŞARAK SENET İMZALADIK." şeklinde beyanda bulunduğu, davalının bu beyanı ile illletten mücerret olan kambiyo senedini bir sebebe bağladığı, doğrudan davacı ile aralarında bir ilişki bulunmadığını savunduğu böylece ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihi olan 2013 yılındaki değerinin 100.796,49 TL olduğunun tespit edildiği, senedin düzenleme tarihinin ise 2019 yılı olduğu, 2013 yılında 100.000,00 TL değerinde olan evin 275.000,00 TL'ye alındığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine davacının evi 2013 yılında satın almasına rağmen bononun düzenleme tarihinin 2019 yılı olmasının davalının iddialarının aksini gösterdiği, davada tanık olarak dinlenen tarafların kardeşleri de davacının, davalıya borcu olmadığını ve davalının davacıya ev almasının söz konusu olmadığını beyan ettikleri, tapu kayıtları incelendiğinde davacının dava konusu taşınmazı N.G'den yani diğer kardeşin eşinden satın aldığı, dinlenen tanıkların tarafların kardeşleri olup bu olayda tarafsız olarak beyanda bulunabilecek kişiler oldukları, diğer tanık ...'nün beyanında işyerinde kendisine bir kez bono imzalatıldığını belirttiği, hâl böyle olunca ispat yükü kendisine düşen davalının bono sebebi ile davacının borcu olduğunu ispat edemediği, aksine davacının dayandığı tanık delili ile mahallinde yapılan keşif, aldırılan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre iddialarını ispatladığı, davacının dava konusu bono sebebi ile borçlu olmadığının sabit bulunduğu, İcra Müdürlüğünün yazı cevabı gereği icra tehdidi altında ödenen 8.258,57 TL için istirdattan kaynaklı alacak olarak dava görülüp bu miktarın davalıdan tahsiline karar verildiği, davalı haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi yaptığından kötüniyetli takip tazminatının kabulü suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, tanık beyanları ve Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının ... no.lu Soruşturma dosyasında alınan 29.12.2021 tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu senet üzerinde üç farklı cins mavi mürekkepli kalem kullanıldığı tespit edildiğinden dava konusu senedin teminat senedi olduğu hususunda ispat külfeti davacı üzerinde olmasına karşılık davalının senedin veriliş nedenini değiştirmekle ispat külfetini üzerine aldığı ve ileri sürdüğü iddiayı ispat edemediği, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu ve davalının hüküm altına alınan kötüniyet tazminatına yönelik istinaf talebinin bulunmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davacının bonoda bedelsizlik iddialarını tanık beyanlarıyla değil yazılı delille ispatlaması gerektiğini,
2. Davalı müvekkilinin Savcılıkta verdiği beyan nedeniyle İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinin ispat yükünün yer değiştirdiğine dair kabulün hatalı olduğunu,
3. Somut olayda davacıya alınan evin değerine dair yapılan bilirkişi incelemesinin dosyanın özüyle ilgisi bulunmadığını ve raporun hükme esas alınamayacağını,
4. Grafolojik tespitin hukuki sonuç doğurmayacağını,
5. İşçi işveren ilişkisine dayanılarak somut davada yazılı delil şartının kaldırılamayacağını,
6. Kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığını,
7. Davacının hukuki yararı bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davaya konu senet nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığının tespiti, ispat yükü ve kötüniyet tazminatı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.