Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9200 E. 2026/40 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1556 E., 2025/1555 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Manisa 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/773 E., 2025/358 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendikanın davalı ... Ambalaj San. ve Tic. AŞ'ne (... Şirketi) ait işyerinde örgütlenme çalışması başlattığını ve çok kısa bir sürede işyerinde yetkili Sendika olduğunun tespit edildiğini, davalı ... Şirketinin çalışma koşullarını düzeltecek girişimleri müvekkili Sendika ile görüşmek yerine önce ekonomik sebepler, ardından küçülme, ardından sair suçlamalarla sendika üyesi işçileri tek tek işten çıkardığını, işçilere feshe bağlı haklarını dahi ödemeyerek dava açma yolunu gösterdiğini, işçilerle birebir görüşmeler yaparak Sendikadan vazgeçmelerini söylediklerini, ya üyelikten ya işyerinden ayrılmaları konusunda işçilere baskı yaptığını, istifayı kabul etmeyen işçilere zam verilmediğini ve ahlaka aykırı tüm yöntemlerin denendiğini, davalı.... İhr. San. Tic. Ltd Şti.nin (... Şirketi) davalı ... Şirketinin bünyesinde gerçekleştirilen sendikal faaliyetleri ... ve bu Şirket bünyesindeki sendika üye sayısını bitirmek amacıyla ... şekilde kurulmuş bir şirket olduğunu, davalı ... Şirketi gibi ... şirketler kurularak işçilerin sigortasının benzer şirketlere kaydırıldığını, kaydırılan işçilerin görev yerlerinin dahi değişmediğini, işçilerin ... Şirketine ait fabrikanın bulunduğu adreste aynı işi, ... Şirketine ait makinelerle yapmaya devam ettiğini ileri sürerek davalılar arasındaki ilişkinin ... olması sebebiyle davacı Sendikaya üye işçilerin başlangıçtan itibaren davalı ... Şirketinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı Sendika tarafından aynı konuda açılmış davada, davacı Sendikanın hukuki yararı olmadığı, muvazaa iddiasının iş müfettişleri tarafından ve her bir işçi için ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği belirlenerek taleplerin reddine karar verildiğini, davacı Sendikanın iş müfettişlerinin yetkisinde olan bir muvazaa tespitinde hukuki yararı olmadığı için somut davanın tarafı olamayacağını, müvekkiline ait işyerinde yapılan teftiş sonucu düzenlenen 25.12.2023-9628/İNC/ 19... /İNC/20 sayılı iş teftiş raporlarının iptali talebiyle Manisa 1. İş Mahkemesinin 2024/122 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, iş teftiş raporunun henüz kesinleşmediğini, müvekkili ... Şirketi tarafından alınan Yönetim Kurulu kararları gereği işletmesel kararların uygulamaya konulduğunu ve uygulamaların mali verilere olumlu yansıması sonucunda da bu kararların uygulandığını, müvekkiline ait işyeri ile devredilen işyerindeki tüm işçilerin hak ve alacaklarının korunduğunu, hiçbir hak kaybı yaşatılmadığını, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen emsal dosyalar ile kesinleşen Manisa 1. İş Mahkemesinin 2024/122 Esas sayılı dosyası dikkate alınarak ve önceliğin usul olduğu göz önünde bulundurularak önce hukuki yarar olgusunun değerlendirilmesi gerektiği, davalılar tarafından Manisa 1. İş Mahkemesinin 2024/122 Esas sayılı dosyasında muvazaanın tespitine dair Teftiş Kurulu Başkanlığının raporunun iptali talepli dava açıldığı ve davacı Sendikanın bahse konu dosyada fer'î müdâhil olarak yer aldığı, davacı Sendikanın muvazaa tespitine itiraza yönelik davada davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanında müdâhil olarak yer almak suretiyle eldeki tespit davası ile elde edilmek istenilen amaca ulaştığı ve davacı Sendikanın işbu davayı açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Müvekkili Sendikanın herhangi bir muvafakat almaksızın üyelerin haklarını temsilen işbu davayı açmakta hukuki yararının olduğunu, davacı Sendikanın üyesi işçilerin grev hakkının korunması adına bir topluluk davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu,

2. Sendikanın kolektif nitelikte dava açma hakkının kanunda belirtilenlerle de sınırlı olmadığını, Bakanlıkça işyerinde kurulan asıl işveren alt işveren ilişkilerinin ... olduğunun tespit edildiğini, işverenin ... alt işverenlik ilişkileri ile Sendikanın grev hakkını etkilediğinin sabit olduğunu,

3. Bakanlıkça yapılan muvazaa tespitine ilişkin olarak davalı ... Şirketinin açtığı davada taraf sıfatları bulunmadığından ilgili davaya delil sunamayıp savunma yapamayacakları gibi ilgili dava sonucunda aleyhe bir karar çıkması hâlinde karara itiraz edemeyeceklerini, bu nedenle işbu davanın açılmasında hukuki yararın bu yönüyle de mevcut olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacı Sendika tarafından davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin ... olduğunun tespitine ilişkin dava açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§