"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1137 E., 2025/1096 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/99 E., 2025/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibarıyla taraflar arasındaki iş ilişkisi sona erdiğinden verilen kararın ileri yönelik etkisinin bulunmayıp buna göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 01.03.2002 tarihinde temizlik görevlisi olarak işe başladığını devamında güvenlik görevlisi, sulamacı ve amele olarak çalışmaya devam ettiğini, çalıştığı süre boyunca birçok Şirkette çalışıyor olarak gösterildiğini, davalı ... Başkanlığının (Belediye) işçisi olduğunu, davalının ucuz işçi temin etmek maksadı ile davacının yapmış olduğu işi ihale ile muvazaalı olarak devrettiğini, müvekkilinin çalışmasının 18.10.2019 tarihinde emeklilik nedeniyle sona erdiğini, fesihten dolayı müvekkiline kıdem tazminatına mahsuben bir kısım ödeme yapıldığını, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, fazla çalışma yaptığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı, fark ücret, yıllık ücretli izin, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece çalışması, risk ve sorumluluk zammı, giyim yardımı, aile yardımı, çocuk yardımı, bayram yardımı, yemek yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı, taşıt yardımı, ek gıda yardımı, temizlik yardımı ve eğitim yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacı işçinin alt işveren işçisi olarak çalıştığını, davacının muvazaa iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.03.2002 - 17.10.2019 tarihlerinde davalı ... nezdinde çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sona erdiği, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanmadığının kabulü ile davalı Belediyenin alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesine göre hak kazanılan işçilik alacaklarından bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet alım sözleşmeleri kapsamında dava dışı Şirketlere bağlı olarak davalı asıl işveren Belediye nezdinde çalıştığı anlaşıldığından asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanmadığı kabul edilerek alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin gözetilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu ancak Belediyenin hissedarı olduğu Şirketler ile dava dışı diğer Şirketlerin 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun kapsamında bulunmadığından davacının çalıştığı dava dışı Belediyenin hissedarı Şirketin ve diğer Şirketlerin ilave tediye alacağını ödemekle yükümlü olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Muvazaa iddiasının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu,
b. Bilirkişi raporunda davacının alacaklarının eksik hesaplandığını,
c. Muvazaa iddiası kabul edilmese dahi ilave tediye alacağına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... ile dava dışı Şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna göre davacının davalı Belediyenin işçisi olarak kabul edilmesi hâlinde ilave tediye ile birlikte bir kısım alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların eksik belirlenip belirlenmediği noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı, davalı ... bünyesinde alt işveren işçisi olarak çalışmıştır. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalıştığı alt işverenler nezdindeki 01.12.2015-31.12.20 17... .03.2019-30.06.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerine göre ve bu dönemlere denk gelmeyen diğer dönemler için ise 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) göre hesaplama yapılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan sigortalı hizmet döküm cetveline göre davacının, 31.03.2018 tarihinde 39 kodu (696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu işçiliği) ile işten çıkışının yapıldığı 01.04.2018 tarihi itibarıyla dava dışı ...ve ... AŞ'de çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacının alt işveren bünyesinde çalıştığı sırada 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 24. maddesi çerçevesinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiği dosya kapsamı ile sabittir.
375 sayılı KHK'nın geçici 24/4 hükmüne göre ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitiminden önce toplu iş sözleşmesi sona eren işçilerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının, bu madde kapsamındaki şirketlerde geçişten önce alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirleneceği düzenlenmiş olup söz konusu düzenleme uyarınca davacının 01.04.2018-01.03.2019 tarihleri arasında geçen çalışma döneminin 375 sayılı KHK kapsamında alt işveren işçilerini kapsayan, ... tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesine göre belirlenmesi, sonucuna göre talep edilen alacakların değerlendirilmesi gerekirken bu dönemin de 4857 sayılı Kanun'a göre değerlendirilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Tarafın Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B.Davacı Tarafın Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.