"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/217 E., 2024/181 K.
İlk Derece Mahkemesince kesin olarak verilen kararın kanun yararına temyizen incelenmesi Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş olmakla; Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalılar nezdinde 19.10.2010-18.12.2018 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, aldığı ücret dışında fazla çalışmalarının karşılığı olarak hiçbir ek ücret ödenmediğini, söz konusu işyerinde her zaman güvenlik görevlisi olarak çalıştığı halde eksik sigorta primi ödemek için farklı meslek kodlarıyla sigortasının yapıldığını ve görev alanı dışında çalışmalar yaptırıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı...AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirketten istifa etmek suretiyle ayrıldığını, kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, davacın taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığını, davacının fesih hakkını süresinde kullanmadığını, davacının fesih sonrasında bir arabuluculuk başvurusu yapmadığını, dava konusu talepler bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı .... Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesi kararı kesin olarak verilmiştir.
IV. KANUN YARARINA TEMYİZ
A. Kanun Yararına Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik olarak Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz isteminde; iş sözleşmesinin 18.12.2018 tarihinde feshedildiği iddiası ile 13.12.2022 tarihinde eldeki davanın açıldığı, yargılama devam ederken 10.06.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve 28.06.2024 tarihinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği, Mahkemece, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (7036 sayılı Kanun) 3/2 hükmü gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açılması nedeniyle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken dava devam ederken yapılan başvuru geçerli sayılmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek kararın kanun yararına temyizen incelenerek bozulması talep edilmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı Adıyaman İş Mahkemesinin 2019/80 Esas sayılı dosyasında kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin dava açmış; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 06.10.2022 tarihli ve 2020/921 Esas, 2022/1336 Karar sayılı kararıyla; kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının fesih gerçekleşmeden arabuluculuğa konu edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden kurulan hükümde, bu alacak kalemleri bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararının ardından davacı, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin yeni bir dava açmak amacıyla 25.11.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunmuş; ancak bu başvuru ... Arabuluculuk Bürosu tarafından "mükerrer kayıt" gerekçesiyle reddedilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 29.04.2024 tarihli müzekkere cevabında Büro tarafından, "... büromuzca başvuruların kabul edilmesi sırasında mükerrer dosya olması durumunda sistem tarafından uyarı verilmekte ve sistemin uyarı verdiği dosya incelenerek içerik olarak aynı olması durumunda talebin reddedilmesi gerektiğinden 'reddet' butonu kullanılarak talebin reddedilmesine sistem olanak vermektedir. Bu yetki büro personelinde bulunmaktadır. Herhangi bir aksi durumda başvurucu vekillerinin sorumluluk kendilerine ait olup gerektiğinde herhangi bir sebepten dolayı reddedilen başvurularını kontrol ederek gerekiyor ise eksikliği tamamlandıktan sonra yeniden başvurmaları hâlinde başvuru esas alarak açılmaktadır. İlgili talep konusunda UYAP'tan yapılan sorgulamada ilgili kişinin aynı taleplerle şahsen 2018/1106 esas sayılı dosya ile talebi görüşülmüş anlaşamama ile sonuçlanmıştır." şeklinde açıklamada bulunulduğu görülmektedir. Söz konusu müzekkere cevabından da anlaşılacağı üzere davacının arabuluculuk başvurusunda bulunamamasının temel nedeni sistem kaynaklı bir engelden ibarettir. Davacı bu engel nedeniyle başvuruda bulunamadan eldeki davayı açmıştır. Bu durumda 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin gerekçesi de gözetildiğinde, arabuluculuk dava şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen arabuluculuk dava şartı, yargılama sırasında tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı değildir. Zira kanun koyucu aynı maddede "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki açık düzenlemeyle bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartının tamamlattırılamayacağı yönündeki iradesini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu itibarla Mahkemece, davadan önce yapılan arabuluculuk başvurusuyla dava şartının gerçekleştiğinin kabulü yerine, yargılama sürecinde davacıya süre verilerek dava şartının tamamlattırılması, anılan Kanun hükmüne aykırıdır.
Ne var ki arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği kabul edilerek davanın esasına ilişkin karar verilmiş olması karşısında sonuca etkili görülmeyen bu hatalı uygulama, kanun yararına bozma sebebi olarak değerlendirilmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Adalet Bakanlığının hükmün kanun yararına bozulması talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.