Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8907 E. 2026/684 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/2483 E., 2025/1539 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi

SAYISI : 2017/490 E., 2020/537 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'î müdâhil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.10.1996 tarihinden 31.08.2013 tarihine kadar davalıya ait işyerinde elektrik arıza bakımında şoför olarak aylık asgari ücret ve elden 150,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil günleri ücreti, ücret farkı alacağı, iş riski alacağı, ilave tediye alacağı, ikramiye alacağı, sosyal yardım alacağı, gıda yardımı alacağı, elektrik yardımı alacağı ve vardiya tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirket işçisi olmadığını, hizmet alınan yüklenici şirketler işçisi olduğunu, husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.Fer'î müdâhil vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığını, davacının Şirket yanında 5 ay çalışmasının olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık ücretli izin hakkı olmadığını, fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.10.1996-31.08.2013 tarihleri arasında davalı ...'a ait işyerinde alt işveren Şirket işçisi olarak, toplam 16... ay 14 gün çalıştığı, sendika üyesi olduğu, iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiği, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacaklarının olduğu, davalı ile alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayandığı, bu sebeple alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren davalı işçisi sayılması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'î müdâhil Şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ve fer'î müdâhil vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının, müvekkili Şirket işçisi olmadığını, hiçbir zaman müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığını, davacının hizmet alınan değişik şirketler işçisi olup hizmet alınan şirketler ile müvekkili Şirket arasında muvazaa ilişkisinin bulunmadığını,

b. Delillerin eksik toplandığını,

c. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini,

d. Kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının hizmet alınan Şirketler işçisi olarak iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğinin müvekkili Şirket tarafından bilenemeyeceğini,

e. Yıllık ücretli izin alacağının hatalı şekilde tespit edildiğini,

f. Davacının çalıştığı dönemde yasal çalışma sürelerine uygun çalıştığını,

g. Müvekkili Şirketin özelleştirildiğini, davacının ilave tediye ücreti alacağının bulunmadığını,

h. Davacının, müvekkili Şirket işçisi olmadığından sendikal alacaklardan yararlanamayacağını, iş güçlüğü tazminatının bulunmadığını, yine aynı şekilde davacının elektrik yardımından yararlanamayacağını ileri sürmüştür.

2. Fer'i müdâhil vekili temyiz dilekçesinde;

a. Zamanaşımı def'i dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

b. Davacının hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,

c. Haklı bir neden olmaksızın istifa ederek işten ayrılan davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini,

d. Yasal çalışma sürelerine uygun çalışan davacının fazla çalışma ücreti alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücret alacağının bulunmadığını,

e. Yıllık ücretli izin alacağının eksik incelemeye dayalı olarak haksız bir şekilde verildiğini,

f. Davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı haklarını istemesinin kabul edilemeyeceğini,

g. Davalı Şirket ile aralarında muvazaalı bir ilişkinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve buna göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti, talep edilen alacaklardan davalının sorumlu olup olmadığı, alacakların hesap yöntemi, hesap dönemi ve ispatına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve fer'î müdâhil vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davalıya ait işyerinde 16... ay 14 gün çalışması bulunan davacının çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabul edilerek 326 günlük yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davacının çalışma süresi boyunca hiç yıllık izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, 6100 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asılın çalışma süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusunda beyanı alınmalı; bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§