"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/173 E., 2025/1620 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/52 E., 2022/313 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 26.02.2008-09.01.2018 tarihine kadar satış temsilcisi olarak çalıştığını, işçilik ücretlerinin eksik ödendiğini, işçilik ücretlerinin bir kısmının elden ödenmesine rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik beyan edildiğini, müvekkilinin çalışma süresi boyunca yıllık izinlerini kullanmadığını, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmediğini, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı bir sebep olmadan feshedildiğini, haksız feshin temel nedeninin daha önce işyerinde çalışan .... isimli çalışanın akıllarını çelmesi olduğunu, davacı işçi işten ayrıldıktan sonra satışlarının incelendiğini ve usulsüzlükler tespit edildiğini, usulsüzlüklerinin ortaya çıkacağı endişesiyle davacı işçinin işten ayrıldığını, müvekkili Şirketin kurumsal bir işyeri olduğunu, kayıt dışı çalışamayacak bir şirket olduğunu, ücretlerin tam gösterildiğini ve banka hesabına yatırıldığını, elden yapıldığı iddia edilen ödemenin geçici görev yolluğu olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin kendilerine bordro karşılığında ödendiğini, yıllık ücretli izin ile dinî ve millî bayram ücretlerine ilişkin iddiaların doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında ve değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle davacının satış temsilcisi olarak çalıştığı, yaptığı işe ve kıdemine göre ücretinin belirlenmesinde hatalı bir yönün bulunmadığı, davanın kısmî dava olarak açıldığı, davalının süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu, ıslahla artırılan fazla çalışma ücretinin tamamının zamanaşımına uğradığı, dava dilekçesinde talep edilen fazla çalışma ücretine karar verilmesinde hatalı bir yön bulunmadığı, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığını veya ücretinin ödendiğini davalının ispat edemediği, iş sözleşmesinin davacı tarafından ücret alacaklarının ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği, reddedilen alacak miktarına göre vekâlet ücreti takdirinde bir yanlışlık bulunmadığı, %30 indirimin fahiş olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı fesih sayılmasının hukuka aykırı olduğunu,
2. Davacının ücretinin fahiş hesaplandığını ve ücretine yolluk eklenmesinin hatalı olduğunu,
3. Davacının fazla çalışma, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ücret ve giydirilmiş ücretin tespiti, fazla çalışma, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.