"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1298 E., 2025/1610 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/149 E., 2025/169 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... ... isimli durakta faaliyet gösteren davalıya ait takside 01.07.2009-30.09.2017 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını, işçilik haklarına ilişkin bir kısım ödeme yapılarak akabinde işe devam edeceğinin söylendiğini ancak bir daha işe çağrılmayarak iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ibar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ...... faaliyet gösteren muhtelif taksilerde şoför olarak çalıştığını, davalı asıl ve babasının ise bu durakta taksilerinin bulunmadığını, davacının emekli olması nedeni ile süreklilik arz eden bir çalışmasının bulunmadığını, davacının annesinin ağır hastalık geçirdiğini ve onunla ilgilenmesi gerektiğini söyleyerek kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacıya belge mukabili son 1 yıla ait ücret alacağının ödendiğini, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre ve özellikle taksi şoförü olarak çalışan davacının hizmet süresinin belirlenmesinde, yaptığı işe ve kıdemine göre ücretinin tespitinde bir hata bulunmadığı, tanıklardan ...'nın vefat ettiği, vefat eden tanık yerine tanık ... dinlenmesinde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İstinaf kaldırma kararı sonrasında sunulan tanık listesindeki tanığın beyanları ile hüküm kurulduğunu,
2. Davacının kendi arzu ve isteğiyle iş sözleşmesini eylemli olarak sonlandırdığını,
3. Davacının iş sözleşmesinin, davacı tarafından haklı bir nedeni olmaksızın feshedildiğini, imzası inkâr edilmeyen 25.09.2017 tarihli ibranamenin bulunduğunu,
4. Eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, hizmet süresinin hatalı belirlendiğini,
5. Davacının ücret tespitinin hatalı olduğunu, bu nedenle alacaklarının hesabının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ikinci tanık listesi verilip verilemeyeceği, hizmet süresi, ücretin miktarı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Tanıklık, üçüncü kişilerin (davanın tarafı dışındaki kişilerin) dava ile ilgili bir vakıa hakkında, dava dışında edinmiş oldukları bilgiyi mahkemeye bildirmeleridir. Bu anlamda tanığın davanın tarafları dışında üçüncü bir kişi olması zorunlu olup taraflar ve külli halefleri kendi davalarında tanık olamazlar. Tarafların bilgisinden, davada ancak tarafların dinlenilmesi ve isticvap yolu ile yararlanılır (..., ... ....Hukuku ..., C. II, ..., İkinci Baskı, 2021, s. 761).
Dosya içeriğine göre; davacı vekilince alacak taleplerinin ispatı için tanık deliline dayanıldığı, dava dilekçesinde .... ve ... tanık olarak bildirildiği ve 17.09.2018 tarihli duruşmada dinlendikleri, Mahkemece verilen ilk kararın davalı tarafından istinaf edildiği; Bölge Adliye Mahkemesinin, tanıkların yeniden dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı kaldırmasının ardından yeniden yapılan yargılamada, davacı tanığı ...'nın vefat etmesi üzerine 30.01.2024 tarihli duruşmada davacı tarafa yeni tanık bildirmesi için süre verildiği, davacı vekilince ... tanık olarak bildirildiği ve davacının alacaklarının bu tanık beyanları esas alınarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 240/2 hükmünde, tanık göstermek isteyen tarafın dinlenilmesini istediği tanıkları bir listeyle mahkemeye bildireceği, bu listede gösterilmemiş olan kişilerin tanık olarak dinlenilemeyeceği ve ikinci bir liste verilemeyeceği düzenlenmiş olup bu durum, ikinci tanık listesi verme yasağı olarak adlandırılmaktadır. Ancak kamu düzeninden olduğu kabul edilen ikinci tanık listesi verilmesi yasağının bazı istisnaları bulunmakta olup bunlar, tanık listesinde gösterilen tanığın ölmesi, tanıklıktan çekinmesi veya tanıklıktan yasaklı olması gibi hâllerdir (..., s. 770). Bu gibi hâllerde tarafın, vereceği ikinci bir listeyle dinlenilmeyen tanığın yerine başka bir tanık bildirmesi mümkündür.
Somut olayda; davacı vekilince dava dilekçesinde gösterilen davacı tanığı ...., vefat etmeden önce, 17.09.2018 tarihli duruşmada dinlenmiş olup artık ikinci tanık listesi verme yasağının istisnası bir durum bulunmamaktadır. Kaldı ki Mahkemenin ilk kararına karşı yalnızca davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuş olup, vefat eden tanık yerine dinlenen tanık ... beyanları dikkate alınarak, davalının istinaftan önceki durumunu ağırlaştıracak şekilde aleyhine hüküm kurulması, aleyhe hüküm kurma yasağına da aykırılık teşkil eder.
Bu itibarla, davacı tanığı ... beyanı dikkate alınmaksızın dinlenen diğer tanık beyanları ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre dava konusu tazminat ve alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.