"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2344 E., 2025/1368 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/156 E., 2024/151 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bankada 22.06.2004-07.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin aylık brüt 6.795,00 TL olduğunu ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığına dair sigortadan aldığı yazıyı ibraz etmek suretiyle emekli olarak ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, prim ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının istifa ederek ayrıldığını, bu nedenle kıdem tazminatı talep edemeyeceğini, kullanmadığı 38 gün yıllık ücretli izin karşılığı brüt 8.607,00 TL'nin 2017 Temmuz bordrosunda yer verilmek suretiyle ödendiğini, primlerin performans göz önünde tutularak ödendiğini, prime hak kazanmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yıllık ücretli izin talebi reddedilmek diğer talepler miktar bakımından kısmen hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi ile prim yönünden davacıya yapılan ödemelerin ve çalışmasının süresinin dikkate alınarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı yanca fazla çalışmanın temel ücrete dâhil olduğu savunulmuşsa da dosya içerisindeki sözleşmede bu hususta herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı yanca talep artırım ya da ıslah dilekçesi sunulmamasına karşın prim yönünden dava dilekçesindeki talep miktarını aşar şekilde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğu, dava dilekçesinde davacının haftalık çalışmasının 40 saat olduğuna ilişkin bir iddia olmamasına, bu kapsamda dosyaya herhangi bir yazılı delil sunulmamasına karşın Mahkemece fazla sürelerle çalışmayı da kapsar şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, bu hususta İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir gerekçe bulunmamasının da başka bir eksiklik olduğu, dava dilekçesinin konu bölümünde açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilen davada talep artırım dilekçesine karşı zamanaşımı def'i hatalı şekilde dikkate alınmışsa da istinaf edenin sıfatı nazara alınarak bu hususun kaldırma nedeni yapılmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının, müvekkili Banka bünyesinde çalışmaya devam ederken dava dışı şirkete iş başvurusunda bulunarak iş görüşmesine gittiğini, yeni bir iş sözleşmesi imzaladığını ve devamında müvekkili Bankadan istifa ederek yeni işine başladığını, fesih hakkını kötüye kullanan davacı lehine kıdem tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu,
2. Davacının prim alacağının bulunmadığını, ıslah dilekçesinde 295,55 TL talep edilmişken fazlasına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
3. Davacının fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı ile prim ve fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.