Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8873 E. 2026/283 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1721 E., 2025/2047 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 55. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/109 E., 2025/274 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait işyerinde 08.11.1997-10.03.2023 tarihleri arasında yardımcı personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunmadığını, davacının 08.11.1997-10.03.2023 tarihleri arasında çalıştığını, hak ettiği kıdem tazminatı karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı talebini belirsiz alacak davası olarak açtığı, Yargıtay uygulaması gereği kıdem tazminatı belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçinin bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, davacının iddia ettiği saatlerden Yargıtay uygulaması gereği 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde fazla çalışma alacağının oluşmayacağı, bazı tanıkların vardiya saatlerini aşar çalışmanın bulunduğu yönünde beyanları olsa da davacının vardiya saati aşımına dair bir iddiası bulunmadığından fazla çalışma ücreti talebinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanık ifadelerinden davacının ücretinin banka aracılığıyla yatırıldığı, yemek ve yol ücretinin işçiye ait şahsi kartlara para yüklenmesi suretiyle sağlandığı, kıyafet yardımının ise işyeri uygulaması boyutuna varmayacak düzeyde olduğu ve bu yönde işverenin yükümlülüğüne ilişkin anlaşma bulunduğunun ispat edilemediği, davacının giydirilmiş ücretini belirleyebilme imkânı olduğu kabul edilerek kıdem tazminatı isteminin usulden reddedilmesinin isabetli olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik, parça parça ve geç ödenmiş olan kıdem tazminatı ödemeleri nedeniyle faiz ve mahsup işlemlerinin yapılacağı ayrı bir hesaplama gerektiğini, eksik ödenen kıdem tazminatı alacağı olduğunu, bu anlamda yalnızca giydirilmiş ücretin tespit edilebiliyor olmasının dava konusu alacağın da tespit edilebilmesine imkân vermediğini, giydirilmiş ücretin tespitinden sonra hesaplamaya eklenecek olan faiz ve mahsup işlemlerinin dava konusu alacağı belirsiz hâle getirdiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, somut olayda kıdem tazminatının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olup olmadığına ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§