"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/10 E., 2025/2157 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 66. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/446 E., 2024/519 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18.08.2017-26.05.2023 tarihleri arasında en son net 9.200,00 TL aylık ücretle montaj ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve ayrımcılık tazminatları, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının arabuluculuk başvurusunu müvekkiline yöneltmediğini, dava şartı yokluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Taraf olmaktan çıkarılan davalı ... Mobilyaları Pazarlama İç ve .... Ltd. Şti. vekili; davacının müvekkili Şirket bünyesinde çalışmadığını, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanları ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından 19.10.2023 tarihli dilekçe ile taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, Mahkemece de bu talebin kabul edildiği, ancak 2023/13746 Esas ve 2023/18101 Karar sayılı Yargıtay kararında da açıkça vurgulandığı üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi uyarınca iradi taraf değişikliği talebinde bulunulmadan önce yeni taraf sıfatını kazanacak kişiye yahut şirkete karşı arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı olarak zorunlu olduğu, eldeki davada ise taraf değişikliği sonucunda davalı sıfatını kazanan ... Eğitim Araçları ve ... İnş. ve Nak. San. ve Tic. AŞ yönünden ne dava açılmadan ne de taraf değişikliği talebinden önce arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığının sabit olduğu, bu itibarla anılan Şirket bakımından dava şartı niteliğindeki arabuluculuk sürecinin hiç işletilmediğinin açık olduğu, dava şartı noksanlığının yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken usule ilişkin bir eksiklik olduğu, bu durumda davalı Şirkete yönelik davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut olayda Şirketler arasında organik bağ mevcut olup müvekkilinin hak ettiği işçilik alacaklarından müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince her iki şirket sorumlu olacağından arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğine yönelik gerekçenin yerinde olmadığını,
2. Müvekkilinin hak ettiği alacak kalemlerinin İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tutarların daha üzerinde olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesine göre taraf değişikliğinden önce arabuluculuk dava şartının tamamlanıp tamamlanamadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.