"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1385 E., 2025/1532 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/765 E., 2022/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 17.04.2017-02.11.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davalı tarafça iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan feshedildiğini, açmış oldukları işe iade davası sonunda feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine yasal süresi içerisinde davalıya işe başlamak için başvurduklarını, davalının müvekkilini işe davet ettiğini, müvekkilinin çalışmakta olduğu işyerinden ayrılarak 15.03.2019 tarihinde davalıya ait işyerine gittiğini, ancak müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek ihbar tazminatı, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 17.04.2017-02.11.2017 tarihleri arasında iş analisti yönetici olarak aylık net 10.000,00 TL ücretle davalı Şirkette çalıştığını, davacının işe iade istemiyle açtığı dava sonucunda feshin geçersizliği ve işe iadesi yönünde verilen kararın kesinleştiğini, davacının işe iade talebi üzerine davacının işe davet edildiğini, davacının 15.03.2019 tarihinde avukatı olduğunu söylediği bir şahıs ile birlikte davalı Şirkete geldiğini, ancak evrakları tamamlamadığı gibi işbaşı yapması için kendisine verilen sürenin son günü olan 20.03.2019 tarihinde işbaşı yapmadığını, dava konusu alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan tüm deliller ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde kesinleşen feshin geçersizliği ve işe iade kararı sonrasında davacının işverenden işe iadesini talep ettiği, davalı işveren tarafından belirlenen süre içerisinde davacının davalıya ait işyerine gittiği, sigorta kayıtlarına göre çalışmakta olduğu işyerinden de istifa ederek ayrıldığı, davacının samimi olarak başvuruda bulunduğu, davacının işe başlamak için işyerine gittiğinde alacağı ücretin somut ve net olarak davacıya bildirilmediği, bir takım evrakların davacıdan istenildiği, davacının işe iade kararına istinaden süresi içinde işe başlamak için başvurmakla iş sözleşmesinin devam ettiği, yeni işe alınacak bir işçi niteliğinde bulunmadığı, işverenin bu davranışının işçinin işe başlamasını zorlaştırmaya yönelik bir davranış olduğu, davalı tarafça davacının önceki işi ile aynı veya denk bir işe başlatılmadığı ve işçinin işe başlatılmamasının fesih niteliğinde olduğu anlaşılmakla işverence gerçekleşen bu feshe bağlı olarak ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve iş güvencesi tazminatının hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında davacının işe iade davasının kesinleşmesi sonrasında işe başlama talebinde bulunduğu, ancak işe başlatılmadığı, bu durumun davacı tanık beyanıyla da doğrulandığı, işe iade davasının açıldığı tarih itibarıyla iş güvencesi ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanmamış olduğu, buna göre eldeki davada hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı, emsal çalışan bildirilmediğinden daha fazla ücrete ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı işe başvuru yaptığı tarihte başka bir şirkette çalıştığı sabit olup, davacının salt işe iadenin mali sonuçlardan yararlanmak için yaptığı işe iade başvurusunun samimi olmadığını,
2. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı ve iş güvencesi tazminatının dava tarihindeki ücrete göre belirlenmesi gerektiğini,
3. Boşta geçen süre ücretine 4 ay eklenerek belirlenen ücrete göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ve iş güvencesi tazminatının ise çıplak ücretten hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunun 2. seçeneğinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.