Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8805 E. 2026/103 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/971 E., 2025/1143 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi

SAYISI : 2018/281 E., 2020/410 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.09.2013-01.09.2016 tarihleri arasında demirci ustası olarak en son 4.500,00 Euro net ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverenlerce haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Taraf olmaktan çıkarılan...İnşaat San. Tic. AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket ile herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, husumetin müvekkili Şirkete yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Taraf olmaktan çıkarılan ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı başka bir şirketin çalışanı olduğunu, davalı Şirket ile işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı Şirketin yurt dışında herhangi bir projede yüklenici olarak faaliyetinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan kayıtlara göre davacıya ait iş sözleşmelerinin....İnş. AŞ (...: Ic ... İnşaat Sanayi ve ...) ile yapıldığı, yine ücret bordrolarının da aynı Şirket tarafından düzenlendiği, belirtilen Şirket ile davalı Şirketler arasında isim benzerliği bulunduğu ve ortaklık yapısının davalı Şirketler ile benzer olduğu iddia edilmiş ise de bu hususların tek başına davalıların işçilik alacaklarından sorumluluğunu gerektirir bir durum oluşturmayacağı, davacı tarafça birlikte istihdam, tüzel kişilik perdesinin aralanması ya da başka şekilde işçilik alacaklarından kaçınmak için oluşturulmuş bir durum bulunduğunun ispatlanmadığı, davalıların farklı ve müstakil tüzel kişilikler olmaları nedeni ile davalıların davacının işvereni olmadıkları, davacı vekili yargılama sırasında verdiği dilekçe ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi uyarınca... İnş. AŞ'nin (...: IC ...ve ... İnş. AŞ) davada taraf olması gerektiğini belirttiği, ancak bu Şirketin de işveren olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile taraf olmaktan çıkarılan... İnşaat Sanayi Tic. AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar davasını...İnşaat Sanayi Tic. AŞ ve ...'ya karşı açmış ise de yargılama sırasında hasımda yanıldığını belirterek 6100 sayılı Kanun'un 124. maddesi kapsamında davasını...Köprü ve ... İnş. AŞ'ye yönelttiği, birlikte istihdam edildiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı, Şirketlerin ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve davalıların işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak amacıyla kurulduğunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Müvekkili işçi davalılara ait ortak projenin yurt dışı şantiyesinde çalıştığından istinaf başvurusunun reddedilmesinin hatalı olduğunu,

2. Davalıların husumet itirazlarının reddedilmesi gerektiğini,

3. Şirketler arasında fiilî ve organik bağ bulunduğundan tüm Şirketlerin alacaklardan sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; yargılama sırasında husumet yöneltilen...Köprü ve ... İnş. AŞ'nin dava konusu alacaklardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§