Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8747 E. 2026/61 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/2550 E., 2025/1293 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/260 E., 2019/571 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 29.04.2010 tarihinden 09.05.2015 tarihine kadar otopark görevlisi-vale olarak çalıştığını, ancak sigortasının 21.02.2013 tarihinde yapıldığını, en son aldığı ücretin 2.100,00 TL olduğunu, tamamının elden ödendiğini, bankaya yatan asgari ücretin işverene iade edildiğini, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, tüm tatil günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, ehliyetsiz motor ve ruhsatsız araç kullandırıldığını ve ceza ödemek zorunda bırakıldığını, olumsuzlukların giderilmemesi üzerine davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının işyerinde 21.02.2013-09.05.2015 tarihleri arasında asgari geçim indirimi dâhil en son brüt 1.300,87 TL ücretle çalıştığını, davalıya ait restoranda müşterilere ücretsiz vale hizmeti sunulduğunu, davacının vale olarak çalıştığını, istifa ederek ayrıldığını, fazla çalışma yapmadığını, herhangi bir tatil alacağı veya yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamından, davacının ödenmemiş ücret alacaklarının bulunduğu, davalı tarafından bu alacakların ödendiğinin yazılı belgeyle ispat edilemediği, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedene dayanarak sona erdirildiği, buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen yılık ücretli izin alacağı ile hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin talebi üzerine, 27.08.2020 tarihli tavzih kararı ile; Mahkemenin 24.12.2019 tarihli ve 2017/260 Esas, 2019/571 Karar sayılı kararının "2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 3.574,96 TL karar harcından peşin alınan 444,02 TL ve ıslah ile alınan 637,52 TL harcın mahsubu ile 12.493,42 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazine gelir kaydına," şeklindeki hüküm fıkrasının "2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 3.574,96 TL karar harcından peşin alınan 444,02 TL ve ıslah ile alınan 637,52 TL harcın mahsubu ile ‭‭2.493,42‬‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazine gelir kaydına," şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aylık net 2.100,00 TL ücret çalıştığı, her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimleri 2013 yılından başlasa da dosya içerisindeki davalı işveren kaşeli aylık ücrete dair belgenin tarihi ve tanıkların anlatımları dikkate alındığında davacının 29.04.2010-09.05.2015 tarihleri arasında çalıştığı, davacı ile menfaat birliği içinde olan tanığın fazla çalışma yapmak sureti ile çalıştığının kesinleştiği, ayrıca menfaat birliği içinde olmayan başkaca tanık beyanı ile de haftalık 18 saat fazla çalışma yapıldığı ve ayda iki hafta tatili kullanıldığının anlaşıldığı, davalının istinaf başvurusunun bu yönlerden yerinde olmadığı ancak dava konusu alacaklar yönünden hüküm kurulurken net/brüt ayrımı yapılmaması infazda tereddüte neden olabileceğinden kararın bu yönü ile hatalı olduğu, davacının taleplerini net miktar üzerinden artırdığı, bu yönden net alacaklar ile yeniden hüküm kurulduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu,

2. Hükme esas alınan ve zamanaşımının değerlendirildiği ek rapordaki hesaplamaların hatalı olduğunu,

3. Hizmet süresinin SGK kayıtlarına göre belirlenmesi gerektiğini,

4. Davacı işi gereği çalıştığı sürece bahşiş aldığından fazla çalışma ücretinin 0,5 katsayı ile hesaplanması gerektiğini,

5. Davacının iddia ettiği ve esas alınan hizmet süresi ile ücret miktarı yanlış olduğundan yapılan tüm alacak hesaplamalarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet süresi, aylık ücret miktarının tespiti, hüküm altına alınan alacakların hesap yöntemi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§