"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/257 E., 2025/1351 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/397 E., 2024/251 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... duruşmaya katıldılar. Fer'î müdâhil adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren bünyesinde 02.12.1996 tarihinde göreve başladığını, en son pozisyonunun genel müdür yardımcılığı olduğunu, davacıya ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı bakımından işveren tarafından ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin eksik olduğunu, davalının davacının da aralarında bulunduğu üst düzey yöneticiler için 2012 yılından başlamak üzere performans ikramiye uygulamasına karar verdiğini, davacının 2012 yılındaki ikramiyesinin 2013 yılında 85.000,00 TL, 2013 yılı ikramiyesinin 2014 yılında 100.000,00 TL, 2014 yılı ikramiyesinin ise 2015 yılında 100.000,00 TL olarak ödendiğini, davacının 20 15... yıllarında ödenmesi gereken toplam 200.000,00 TL ikramiyelerinin ödenmediğini belirterek bakiye ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve ikramiye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.12.19 96... .01.2017 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin ... hisselerinin 23.11.2016 tarihinde ... Şirketine devir olunmasından sonra 31.01.2017 tarihinde feshedildiğini, zira yeni hissedar yönetim davalı Şirketin geçmiş yıllardan devreden zararının kapatılması ve 2016 yılında zararlarla kapatılması dikkate alınarak zararın ortadan kaldırılması, işyerinde verimliliğin artması, işyerinin küçülmesi, bazı pozisyonların kaldırılması ve daha yalın bir organizasyon yapılması amacıyla yeniden yapılandırma sürecine gidildiğini ve bu kapsamda işletmesel karar alındığını, davacının ihbar tazminatının tam olarak ödendiğini, davacıya iş sözleşmesinin feshedilmesini takiben 09.02.2017 tarihinde net 88.585,45 TL kıdem tazminatı, net 40.906,02 TL ihbar tazminatı ve net 42.282, 55... günlük ücretli izin alacağı olmak üzere toplam 171.773,97 TL ödeme yapıldığını, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarih itibarıyla 56 günlük yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunu, 56 güne tekabül eden tutarın davacı hesabına ödendiğini, yalnızca bazı kimselere performansa bağlı olarak verilen bir ödeme olarak ikramiyenin değerlendirilemeyeceğini, ikramiyenin tüm çalışanlara yapılan ortak bir uygulama olduğunu, dolayısıyla davacının bugüne kadar almış olduğu ödemenin ikramiye olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacıya yapılan performans ikramiyesi ödenmesine dayanak olarak gösterilen 20.01.2016 tarihli 2016/01 sayılı Yönetim Kurulu kararında davacıya ödeme yapılacağından açıkça bahsedilmediğini, Yönetim Kurulu başkanına prim belirleme yetkisi verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ikramiye ödemesinin kaldırılmasına ilişkin davacının açık muvafakatinin bulunmadığı, davacının 20 15... yıllarına ilişkin ödenmeyen 200.000,00 TL ikramiye alacağının bulunduğu, davacının hizmet süresi itibarıyla hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinden kullandığı süre mahsup edilerek bakiye yıllık ücretli izin süresinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya performans ikramiyesi adı altında yapılan ödemelerin işyeri uygulaması hâline geldiğini, buna göre tespit edilen giydirilmiş ücretin ve bakiye ihbar tazminatına ilişkin hükmün isabetli olduğu, davacıya kullandırılmayan ve karşılığı ücret olarak ödenmeyen bakiye yıllık ücretli izinlerin bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinde ikramiye ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, bu yönde bir işyeri uygulamasının da bulunmadığını,
2. İkramiye ödemesi yapılması için belirli bir şartın gerçekleşmesinin arandığını, 20 15... yıllarında herhangi bir çalışana ikramiye ödemesi yapılmadığını, bu dönemde Şirketin mali sıkıntılar içinde olduğunu,
3. Davacının bakiye ihbar tazminatı alacağının bulunmadığını,
4. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, işten çıktığında kullanmadığı 56 gün yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ihbar tazminatı, ikramiye alacağı ve yıllık ücret izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması noktasındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin sona ermesi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin veya feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davacının yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmış ise de dosya kapsamında davacının son olarak kullandığı yıllık ücretli izne ilişkin imzalı izin kullanma formunda önceki yıllardan gelen 59 günlük yıllık izin hakkından 3 gününü kullanacağının ve bakiye 56 gün izin hakkının kaldığının belirtildiği, davalı tarafça davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra da bakiye 56 günlük ücretli yıllık izin alacağının davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda belirtilen izin kullanma formu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı anlaşıldığından, bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.