"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1852 E., 2025/1252 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/175 E., 2024/240 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.01.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde 2013-2019 yılları arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, normal çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olduğunu, ancak haftada 4-5 gün 00.00'a kadar çalıştığını, haftanın 7 günü çalıştığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, uyuşmazlık hakkında davacının çalıştığı yer hukukunun uygulanması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ile birlikte çalışılan ülke hukukunun uygulanması gerektiğini ifade ettiği, mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan ... olduğu, dava konusu uyuşmazlık hakkında çalışılan ülke hukuku olan ... Federasyonu iş mevzuatının uygulanması gerektiği, davacının fasılalı bir şekilde çalıştığı, iş sözleşmesinin 20.04.2019 tarihinde sonlandığı, davanın 01.04.2022 tarihinde açıldığı, fesih tarihi ile dava tarihi arasında geçen süre dikkate alındığında ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava konusu alacak talepleri bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği, davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlıkta ... hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, ... İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşı süresinin bulunduğu, iş sözleşmesinin feshi tarihi, pandemi dönemi ve arabuluculukta geçen süreler de dikkate alındığında davanın 1 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, hükümde öngörülen sürenin geçerli nedenle kaçırıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle dava konusu alacakların ... iş hukuku yönünden zamanaşımına uğradığı, içtihat değişikliği nedeniyle açılan davalarda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin Yargıtay kararları gereği olduğu, Mahkemece bu yönde yapılan uygulamada da bir hata bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereği uyuşmazlığa daha sıkı ilişkili hukuk olan Türk hukukunun uygulanması gerektiğinin açık olduğu,
b. ... hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğramadığını,
c. Arabulucu masrafının davacı tarafa yükletilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin, harç ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesinin açıkça hukuksuzluğa neden olduğunu,
b. Davalı tarafça yatırılan harçlar hakkında hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, vekâlet ücreti ve yargılama gideri noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince içtihat değişikliği nedeniyle açılan davalarda yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava, 01.04.2022 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326. maddesi dikkate alınarak yargılama giderleri konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı tarafın tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "Yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına," ibarelerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine, "Davalı tarafça yapılan 850,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına" ve "Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.