"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2723 E., 2024/2795 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 48. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/201 E., 2024/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Tes-İş Sendikasına üye olarak davalıya bağlı Dicle Barajı ve Hidroelektrik Santrali ve Yöresi İşletme Müdürlüğü (Diyarbakır) bünyesinde yer alan Dicle Barajı işyerinde alt işveren konumunda olan şirketlerin işçisi gösterilerek çalıştırıldığını ancak yaptığı işlerin davalının asıl işlerinden olduğunu, davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesine aykırı şekilde asıl işini bölerek müvekkilinin işvereni olarak gösterilen alt işveren şirketlere ihale ile verdiğini, emsal dosyalarda davalı Şirket ile alt işveren şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek işçilik alacaklarının hüküm altına alındığını ve kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından onandığını ileri sürerek toplu iş sözleşmesi gereği ödenmesi gereken iş güçlüğü tazminatı, ikramiye, sosyal yardım ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı ... AŞ (EÜAŞ) Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkili Teşekküle bağlı olmakla birlikte daha sonra özelleştirilen santralde ihale ile iş alan şirketlerde çalıştığını, ihale edilen işin anahtar teslim verildiğini, bu nedenle müvekkili Şirketin ihale makamı olduğunu, müvekkili Şirketin asıl işveren olduğunu kabul etmemekle birlikte aksi düşünülse bile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olduğunu ve alt işveren işçilerinin müvekkili Şirketin işçilerine tanınan haklardan yararlanmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda ... Turizm Madencilik Enerji İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.ndeki (... Şirketi) çalışma süresi içerisinde kesinleşmiş yargı kararları nedeniyle muvazaa kabul edilerek fark alacakların bu dönem için kısmen kabulüne, ... Mühendislik Enerji Tem. Gıda İnş. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) ile başlayan dönem için ise kanuna uygun asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının da çalıştığı ... Şirketi ile EÜAŞ Genel Müdürlüğü arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğuna ilişkin olarak açılan davalarda muvazaa tespiti yapılarak kesinleştiğinden, davacının ... Şirketinde çalıştığı dönem için muvazaanın kabulünün isabetli olduğu, davacının toplu iş sözleşmesinin 89. maddesi kapsamında ilave tediye ve ikramiyeye, 96. madde kapsamında sosyal yardıma, 98. madde kapsamında iş güçlüğü tazminatına hak kazandığı, toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörüldüğünden temerrüt tarihlerinin belirlenmesinin yerinde olduğu davalının bu yöndeki istinafının yerinde olmadığı, davacının ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığından faize ilişkin istinaf talebinin usuli kazanılmış haklar gereğince yerinde olmadığı, kaldırma/gönderme kararları içeriğine, kararların gereğinin yerine getirilmesine, istinaf edenlerin sıfatlarına, istinaf sebepleriyle kamu düzenine ilişkin nedenlere, oluşan usuli kazanılmış haklara ve özellikle belirttikleri gerekçelere göre tarafların istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. ... Şirketi yönünden 01.09.2017 tarihinden sonraki taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
b. Faizin hatalı belirlendiğini,
c.Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını,
b. Muvazaa kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu dönemde davalı ile dava dışı şirketler arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve buna göre davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ile faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.