"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 yılından buyana... servislerine ve kullanıcılarına yedek parça ve aksesuarlarını temin ettiğini, davalının 01.08.2016 tarihinden, istifa ederek ayrıldığı 06.07.2020 tarihine kadar müvekkili nezdinde oto satış elamanı olarak görev yaptığını, davalının ayrıldıktan sonra kendi ticari işletmesini kurduğunu ve müvekkili Şirketin kayıtlarından aldığı bilgileri kullanıp müşterilerine ulaşarak otomotiv parça ve aksesuarları satmaya başladığını, davalının bu haksız rekabet ve güveni kötüye kullanma eylemlerinden dolayı şikayetçi olunduğu ve soruşturmanın devam ettiğini ileri sürerek davalının haksız rekabetinin tespitine ve önlenmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 09.06.2022 tarihli kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 21. ve 22. maddeleri gereğince Ankara 66. İş Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine ve dosya yeniden iş mahkemesine gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2024 tarihli kaldırma kararı uyarınca arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlığa uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ile vakıa değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zorunlu arabuluculuğa tâbi olmayan bir dava ile birlikte açılan tazminat davasının arabuluculuk dava şartına tâbi olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarihli ve 2019/4841 E., 2020/2732 K. kararında ve başka kararlarında bu yönde kararlar verildiğini,
2. Somut olayda haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair taleple birlikte tazminat talep edildiğinden davanın arabuluculuk dava şartına tâbi olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının sağlanıp sağlanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.