Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2024/11520 E. 2024/15956 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 5. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı asıl dava dilekçesinde; 12.01.2000- 14.07.2017 tarihleri arasında davalı bünyesinde üretim mühendisi olarak çalıştığını, davalı Şirketin Dilovası'nda bulunan tesisinin Konya'ya taşındığını, dava dışı sendika ile davalı Şirket yetkililerince Konya'ya gitmek istemeyen çalışanlara işten ayrılmaları için baskı yapıldığını, ailevi nedenlerden dolayı Konya'ya gidemeyeceği için 144 günlük yıllık izin hakkı kullandırılmadan ve yürürlükte olan 01.08.2017 tarihli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadan işten çıkarıldığını, davalı Şirket'in asıl amacının sendikalı personelin maliyetinden kurtulmak olduğunu, Konya'da ikale ile işten çıkarılan çalışanlara daha fazla ödeme yapıldığını, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını, kendisiyle ikate yapılmadığını, bu nedenle ikale gereği yapılması gereken ek ödemelerin kendisine yapılmadığını, işten çıkış esnasında karşılıklı imzalanan protokol bulunduğunu, tazminatlarının ödenmeyeceği tehdidi ile iradesinin baskılandığını, Konya'da Şubat 2019 ve Ağustos 2019 tarihlerinde iki ayrı teşvik paketi açıklandığını, 65 haftalık ihbar tazminatının ikiye çıkarıldığını ayrıca 140.000,00 TL iş bulma ikramiyesi ödendiğini, kendisine Konya'da işe başlayıp ayrılabileceği söylense idi bu haklardan yararlanacağını ileri sürerek sendikal tazminat, 65 hafta ihbar ikramiyesine mahsuben Konya'da yapılan ikale karşılığı fazla ödemelerin, Konya'da yapılan ikale karşılığı verilen iş bulma ödeneği alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafından Gebze 2. İş Mahkemesinin 2017/473 Esas sayılı dosyasında aynı nedenle açılan davanın istinaf incelemesinde olduğunu, bu nedenle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili Şirket'in ...'nda bulunan fabrikasının Konya'ya taşınması nedeniyle davacı asıla ve tüm çalışanlara Konya'da aynı şartlarla çalışmalarına devam edebileceklerinin bildirildiğini ancak davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere ailevi nedenlerle bu tayin teklifini kabul etmediğini, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle geçerli nedenle feshedildiğini, müvekkili Şirket'in Konya'ya taşınmasının yönetim hakkı kapsamında bulunduğunu, Konya'ya gitmek istemeyen tüm çalışanlara eşit davranıldığını, ayrım yapılmadığını, aksi hâlde işe yeni giren işçiye ödenen yüksek ücretin farkının da talep edilebileceğini, eşit davranma yükümlülüğünün mutlak eşitlik olmayıp, aynı nitelikteki veya benzer durumdaki işçiler için söz konusu olabileceğini, tüm sürecin sendika ile götürüldüğünü, tayin teklifini kabul etmeyen tüm çalışanların iş sözlemelerinin aynı şekilde feshedildiğini, bu hususun sendika üyeliği ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirket tarafından davacıya Konya’da çalışma teklifi yapıldığı ve davacının dava dilekçesinde de izah ettiği üzere bu teklifi kabul etmediği, bunun üzerine davalı Şirket tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca yazılı fesih bildirimi yapılmak suretiyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiği, fesih bildiriminin altında davacının imzasının bulunduğu ve herhangi bir ihtirazı kayıt olmadığı, bu hâliyle davalı tarafından yapılan feshin geçerli bir fesih olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar davacı tarafından sendikal tazminat talebinde bulunulmuş ise de, dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının feshin sendikal nedenle yapıldığına ilişkin herhangi bir beyanlarının olmadığı, davacının bunun dışında dosyaya feshin sendikal nedenle yapıldığına dair herhangi bir somut veri ya da delil sunmadığı, sadece işyerinde sendika olmasının ve davacının sendikalı olmasının feshin sendikal nedenle yapıldığına delalet edemeyeceğinin anlaşılmasına göre davacının sendikal tazminat isteminin yerinde olmadığı, dava dilekçesinde ihbar tazminatı ikramiyesi ile iş bulma ödeneği alacaklarınınn davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı Şirketin Konya'ya taşınmasından sonra Konya’da işten ayrılan dava dışı E.A., E.K., İ.V. B.O ve M.T.'nin fesih dönemi (Ağustos 2019-Eylül 2019) bordrolarında ihbar tazminatına ek olarak 65 haftalık ikramiye tutarında ek brüt ikramiye ve net 140.000,00 TL “taşınma ve iş bulma yardımı” tahakkuklarının bulunduğu, adı geçen işçiler ile işveren arasında imzalanan protokollerde ise; “Personel ve işveren işbu protokol uyarınca iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ile 65 haftalık ihbar tazminatı tutarında denk gelen miktarda ekstra ikale ödemesi ve net 140.000,00 TL tutarında taşınma ve iş bulma yardımı ödenmesi suretiyle sona erdirilmesi hususunda anlaşmışlardır” ifadesinin yazılı olduğunun görüldüğü, söz konusu emsal gösterilen işçilerin Konya’ya taşınmayı ve Konya’da çalışmayı kabul ettikleri, bu işçiler ile imzalanan protokolde davacının bulunmadığı, bu ödemelerin eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edemeyeceği zira söz konusu işçilerin Konya’ya taşınması ve burada çalışmaya başlamış olmaları nedeniyle davacı ile aynı konumda olmadıkları, davacının kendi çalıştığı dönemdeki çalışmasının davalı Şirket tarafından usulüne uygun olarak sona erdirildiği ve davacının aksi iddialarını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararının objektiflikten uzak ve dosyadaki verilerle çelişen tespitlerden oluştuğunu, davalı Şirket tarafından davacının işten çıkış kodunun (04) belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirmeden feshi olarak kuruma bildirildiğini, işten çıkış evrakında davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tuttuğunu, bu şekilde ihtirazı kayıt bulunduğunu, hâkimin davayı aydınlatma ödevinden uzaklaşarak dosyadaki somut delilleri yok saymak suretiyle eksik ve hatalı hüküm kurduğunu, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve irade beyanı alınmadan acele bir şekilde usul kurallarına uymaksızın feshedildiğini, davalı Şirket ile davacı arasında yasada belirtilen şekil ve şartlara uygun herhangi bir ikale sözleşmesi bulunmadığını, ikale sözleşmesinin içeriğine göre yapılması gereken ek ödemelerin davacıya yapılmadığını, işverence imzalatılan ibranamenin davacının işten çıkış tarihi ile aynı gün olması nedeniyle geçerli bir ibranamenin kabul edilemeyeceğini, davalı Şirket'in yönetim hakkı sınırlarında kalan değişiklik yapma yetkisini dürüstlük kurallarına uygun kullanmadığını, davacının iş sözleşmesinin feshinin asıl sebebinin sendikal neden olduğunu, bu hususun tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını, iş sözleşmesinin feshi sırasında müvekkili işçinin şahsi iradesinin davalı tarafından baskı altında tutulduğunu, bu nedenle düzenlenen ikale sözleşmesinin ve ibranamenin baskı ve korku sonucu imzalandığını, davacı ile emsal gösterilen işçilerin aynı konumda olmadıklarına dair İlk Derece Mahkemesi tespitinin ve kabulünün doğru olmadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün gerekçesinin denetime elverişli ve yeterli olduğu, esasa etkili tarafların iddia ve savunmalarının, delillerinin yeterli derece değerlendirilerek hükmün gerekçesinin oluşturulduğu ve gerekçenin dosya kapsamına uygun olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı, işverenin eşit davranma borcuna aykırı davranıp davranmadığı ve sendikal fesih iddiasının yerinde olup olmadığı ile davacının talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4857 sayılı Kanun'un 5, 17, 18, 19 ve 21 inci maddeleri, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§