Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi

Dosya2024/10564 E. 2024/12308 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/984 E., 2023/552 K.

KARAR : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü

MAHKEMESİ : Konya 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2015/180 E., 2016/477 K.

Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde 21.07.2004-28.03.2011 tarihleri arasında sorumlu müdür olarak çalıştığını, ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin davalı Şirketlerde çalıştığı sürece hafta tatillerinde, resmî tatillerde ve dinî bayramlarda çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını, ücretinin hiçbir zaman tam olarak ödenmediğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... Gıda İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketi (... Gıda Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davalının işyerlerinde çalışmadığını savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.

2. Davalı ... Paz. İhr. İth. Ltd. Şti. (... Şirketi) vekili cevaplarını ıslah ettikleri 18.10.2012 havale tarihli dilekçesinde; davacının müvekkilinin bünyesinde sorumlu müdür olarak çalıştığını, davacının diğer kadın işçilere sarkıntılık yaptığı yönündeki şikâyetlerin yoğunlaşması üzerine davacı ile görüşüldüğünde iddiaların asılsız olduğunu beyan ettiğini, diğer işçilerle yapılan görüşmelerde davacının kadın işçilere sarkıntılık yaptığının söylendiğini, işyerinde bulunan güvenlik kameraları görüntüleri incelendiğinde davacının sarkıntılık yaptığının görüldüğünü, Şirket yetkilileri hakkında tehditlerde bulunduğunu, kamera kayıtlarının kendisine gösterilmesi üzerine yaptıklarını ve söylediklerini ikrar ettiğini, bunun üzerine davacının artık çalışamayacağını söyleyerek işi bıraktığını, sorumlu müdür olarak çalıştığı için çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 09.05.2014 tarihli ve 2011/228 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararı ile; davalı işverenler tarafından dosyaya ıslah yoluyla sunulan CD ve CD'deki görüntülerin eski tarihli olması ve davalı işverenin hak düşürücü süre içinde fesih hakkını kullanmaması karşısında bu görüntülerdeki hususların haklı fesih kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı işverenler tarafından ispatlanamadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacıya ihbar önellerinin kullandırıldığı, davacının çalıştığı dönemde yıllık izinlerini kullandığı ya da iş sözleşmesi sona erdikten sonra yıllık ücretli izin alacağının ödendiği hususu ile ücret alacağı ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiği hususlarının davalılarca ispatlanamadığı, açıklanan nedenle sözü edilen taleplerin kabulü gerektiği, davacının işyerinde üst düzey çalışan olması ve çalışma saatlerini serbestçe belirleyecek konumda bulunması ve ücretinin de yüksek oranda tespit edilmesi karşısında fazla çalışma ücretine ilişkin talebin reddi gerektiği, davalı işverenlerin arasında organik bağ bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 27.01.2015 tarihli ve 2014/13419 Esas, 2015/700 Karar sayılı kararıyla; tarafların sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Mahkemece davacının ücretinin 2.500,00 TL olduğunu kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulduğu, işçinin imzalı bordrolarda yer alan ücretinin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanlarının gözetilmesi ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceğinin araştırılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerektiği, Mahkemece araştırma yapılmadan ücretin davacı iddiası gibi kabul edilmesinin hatalı olduğu, Mahkemece davacının üst düzey yönetici olup olmadığının kesin olarak tespiti yapılmadan fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı, taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi konusunda da uyuşmazlık olduğu, davacının dosya içerisinde bulunan CD'deki görüntü kayıtlarındaki eylemlerinin haklı fesih nedeni olduğu, Mahkeme tarafından davalıya CD kayıtlarındaki görüntüleri hangi tarihte incelediği açıklattırılmadan, tanıklara olayı işverenin öğrenme tarihine ilişkin bilgileri sormadan, davacının bu eylemlerinin ne şekilde ve ne zaman ortaya çıktığı araştırılmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında hüküm kurulmuş olmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bozmadan Sonra Birleşen Dava

1. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin 25.02.2015 tarihli dava dilekçesinde; davalı Şirketler aleyhine Konya 2. İş Mahkemesinin 2011/228 Esas, 2014/196 Karar sayılı kararı ile müvekkilinin davalı Şirketten 5.497,62 TL ihbar tazminatı almaya hak kazandığının hüküm altına alındığını, karardaki haklarını saklı tuttuklarını, bu nedenle bakiye ihbar tazminatı olan 5.397,62 TL için bu davayı açtıklarını, müvekkilinin 25.000,00 TL ücret alacağı bulunduğunu belirterek ihbar tazminatı ve ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... Gıda Şirketi vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davalının işyerlerinde çalışmadığını savunarak davanın husumetten reddini istemiştir.

3. Davalı ... Şirketi vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; Konya 2. İş Mahkemesinin 2011/228 Esas sayılı dosyasında davacının ihbar tazminatına ve ücret alacağına ilişkin ıslah talebinde bulunmadığını, buna göre dosyada karar verildiğini, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, davacının ihbar tazminatı ve ücret alacağı bakımından açtığı davanın derdest olduğunu, derdestlik itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ücretinin ödendiğinin ispat yükü davalı işverene ait olduğu, davacının bozma dışında kalan 100,00 TL miktarı üzerinden ücret alacağı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığının veya ücretinin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispat edilemediği, dinlenen tanık beyanlarına göre ulusal ... ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti taleplerinin bilirkişi raporunda hesaplanan tutardan %30 indirim yapılarak kabulü gerektiği, dinlenen tanıklar davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini beyan etse de davacının ücreti asgari ücret olarak belirlendiğinden davacının fazla çalışma ücreti talebinin kabul edilmesi gerektiği, CD kayıtları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının kadın işçi ile olan görüntüleri nedeniyle davalı işveren tarafından görüntülerin izlenmesinden bir gün sonra davacının işten çıkartıldığı, fesih süresinde ve haklı olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne ve davacının asıl davada ihbar tazminatı talebinin reddedildiği için bakiye ihbar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği, bakiye ücret talebinin ise alınan bilirkişi raporuna göre kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkilinin kadın işçileri açıkça rahatsız ederek sarkıntılık yaptığına dair herhangi bir resim ve kaydın bulunmadığını, müvekkilinin odasına gelen kadınların ise müvekkilline gönüllü olarak karşılık verdiğinin görüldüğünü, sarkıntılık iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin bu tür hareketleri yaptığı varsayıldığında dahi haklı nedenle fesih için yasal düzenlemede öngörülen yazılı prosedürün yerine getirilmediğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıldığını, müvekkilinin ücretinin çalıştığı dönem boyunca asgari ücret düzeyinden yatırıldığını fark etmesi üzerine sigorta primlerine yansıtılmayan, ücret, fazla çalışma ve diğer kazançların tespiti talebi ile dava açtıklarını, bu davada bilirkişi raporu kendilerine tebliğ edilmeden ret kararı verildiğini, onlarca kişinin çalıştığı bir işletmenin sorumlusu konumundaki müvekkilinin asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bordrolar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, hükmedilen alacakları 2.500,00 TL ücret üzerinden hesaplanması gerekirken asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, ulusal ... ve genel tatil ücreti bakımından yapılan gün ve dönem hesaplamasına itiraz ettiklerini, müvekkilinin kendi çalışma saatlerini belirlemediğini, fazla çalışma ücretine hak kazandığını, birleşen dosya bakımından ... Şirketinin vekili vekillikten çekildiğinden ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamdan kaydı silindiğinden müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulması ve asıl dava ile birleşen davaların kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır şekilde sona erip ermediği, aylık ücret miktarının tespiti, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesaplanması, bozma ile davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlal edilip edilmediği ve vekâlet ücretine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 17, 25, 32, 41, 47, 63 ve 68 inci maddeleri ile mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 4857 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi atfıyla hâlen yürürlükte olan 14 üncü maddesi.

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümleri.

4. Dairemizin 14.12.2022 tarihli ve 2022/16498 Esas, 2022/16753 Karar sayılı kararında usuli kazanılmış hak ilkesi şu şekilde açıklanmıştır:

"...

3. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'da usuli kazanılmış hak kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibarıyla bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan ... ifade etmektedir.

4. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı karar). Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı karar). ..."

3. Değerlendirme

1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bozma kararına uymuş olan Mahkemenin bozma gereklerini yerine getirmesi usuli bir zorunluluktur. Bu müesseseye usuli müktesep hak veya usule ilişkin kazanılmış hak denir. Bir başka ifadeyle Mahkemece Yargıtay bozma ilâmına uyulmasıyla bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar.

3. Bozma kararından önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağı 21.07.2004-28.03.2011 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanmış olup kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince bu husus bozma kapsamı dışında bırakılmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Şu hâlde bozma kararından sonra ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının 03.04.2007-28.03.2011 tarihleri arası dönem için hesaplanıp hüküm altına alınması, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§