Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2025/9541 E. 2026/227 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/14 E., 2021/228 K.

SUÇ: Nitelikli cinsel saldırı

HÜKÜM: Direnme (Mahkumiyet)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine yönelik kararının bozulmasına dair Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ilamına karşı İlk Derece Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.09.2025 tarihli ve 2022/9-169 Esas, 2025/352 Karar sayılı kararıyla direnme kararının isabetli olduğuna ve uygulamanın denetlenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, sanığın üst sınırdan takdiri indirim uygulanmadan cezalandırılmasına ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, Mahkemece eksik araştırma ile karar verildiğine, kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin değerlendirilmediğine, katılanın beyanları arasında çelişkiler olduğuna, iddiasını destekleyen adli bir raporun olmadığına, sanığın aralarındaki ilişki süresince gönderdiği paraları katılandan istemesi ve katılanın babasına bu durumu söylemesi üzerine katılanın şikayetçi olduğuna, iletişim kayıtları incelendiğinde sanık ile katılan arasında bir ilişki olduğunun anlaşıldığına, delil olarak kabul edilen ancak hukuka aykırı olduğunu savundukları ses kaydında bile sanığın suça ilişkin ikrarı olmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4 maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§