"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/211 E., 2025/161 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Tebliğname'de her ne kadar müstehcenlik suçundan verilen karar yönünden görüş bildirilmiş ise de, bu karar bakımından temyiz istemi olmadığı anlaşıldığından incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen kararlarla sınırlı yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, değişik zamanlarda katılan mağdur ... ve mağdur ...'a yönelik anal ve oral yoldan organ sokmak suretiyle zincirleme şeklinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, katılan ... ...'e yönelik vajinal bölgesini okşama ve sürtünme biçiminde eylemlerde bulunmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı, katılan ... ...'ya yönelik ise mağdureyi evlerinin yanındaki hurdalıkların bulunduğu yere götürerek ön özel bölgesini mağdurenin vajinal bölgesine kısa süreli temas ettirerek sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, katılan mağdureler, katılan mağdur ve mağdura karşı sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Katılan ... ... ile Mağdurlar ... ile ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sübuta, şüpheden sanık yaralanır ilkesinin ihlal edildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi yönünden
Kovuşturma evresinde on beş yaşından küçük mağdur ...'ın velayet hakkına sahip anne ve babasının, kovuşturma aşamasında sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdur ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ... ile Mağdur ...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ... ile Mağdur ...'na Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Katılan ... ...'ya Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden
1. Karar başlığında suç tarihlerinin sanığın katılan ... ...'ya yönelik eylemleri sebebiyle 2015, katılan mağdur ...'e yönelik eylemleri sebebiyle 2022 ve mağdur ...'a yönelik eylemleri sebebiyle ise 2017-2018 olduğu gözetilmeden sadece 2022 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2.5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Hakkında Katılan ... ...'e Karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Karar başlığında suç tarihinin katılan ... ...'e yönelik eylemleri sebebiyle 2016-2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1 ve 3. cümle, 103/3-c ve 103/4. maddeleri gereğince belirlenen 22... Ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 43/1. maddesi ile 1/4 oranında artırım yapılması sonucunda 27... Ay 15 Gün hapis cezası olarak tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayininin, Dairemizce düzeltilmesi mümkün hukuka aykırılık olarak görülmüştür.
E. Sanık Hakkında Katılan ... ...'e Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Katılan mağdur ...'in aşamalardaki anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği göz önüne alındığında, katılan ... ...'in kömür almak için kömürlüğe indiği sırada sanıkla karşılaştığı ve birlikte gittikleri beyanı ile sanığın ...'de ki diğer eyleminde de alıkoymanın da cinsel istismar suçunun oluşum anıyla sınırlı olması sebebiyle, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılan mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılan mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, sanığın katılan mağdureye yönelik her iki cinsel istismar eylemi dışında hürriyetini kısıtlayan başkaca hareketlerde bulunmaması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde
mahkumiyetine hükmedilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi ile Sanık Hakkında Katılan Mağdur ... ile Mağdur ...'a Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdur ... vekilinin, katılan mağdur ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Katılan Mağdur ... ile Mağdur ...'a Karşı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı, Katılan ... ...'ya Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdur ... vekili, katılan ... ... vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Katılan ... ...'e karşı Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... ... vekili, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli, 2024/233 Esas, 2024/312 Karar sayılı hükmün Sanığın ...'a Yönelik Eylemleri Yönünden başlıklı bölümünün A) 4- nolu kısmının da yer alan "... sanığın 28... AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresini çıkartılarak yerine ''..sanığın 27... AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D.Sanık Hakkında Katılan ... ...'e karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan ... ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf sene olarak başlatılan cezanın arttırımlar sırasında aya dönüşmesi halinde ayın ikinci veya sonraki arttırımda yıla dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğine yöneliktir.
TCK'nın 61/6. madde ve fıkrası "hapis cezasının süresi gün, ay, yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmidört saat: bir ay, otuz gündür. Yıl, resmî takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez."
TCK'nın 10. fıkrasında ise "kanunda açıkca yazılı olmadıkca cezalar ne arttırılabilir, ne eksiltilebilir ne de değiştirilebilir" şeklindedir.
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere gün, ay ve yıl olarak belirlenen süreler birbirlerinden farklı olabilmektedir ve cezalar değiştirilemeyeceğinden birbirlerine dönüştürülmesi de mümkün olamayacaktır.
Sanık hakkında TCK'nın 103/1-1 ve 3. cümlesi gereğince 10 yıl hapis cezası verilmiş, ceza 103/3-c maddesi gereğince arttırılarak yarı oranında arttırılarak 15 yıl hapis cezasına, ceza 103/4. maddesi gereğince arttırılarak yarı oranında arttırılarak 22... ay hapis cezasına daha sonra da TCK'nın 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında arttırılarak 28... ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmiştir.
Başlangıçta verilen ceza yıl hesabıyla verilmiş bir cezadır. Dolayısıyla hesap yapılırken yılın aya dönüştürülmesi hesapta kolaylık sağlamaktan başka bir anlama gelmez. Yani aslında altı ay, yılın hesabın yapılabilmesi nedeniyle aya çevrilmiş halidir.
Hesaplamaya bir yıl 365 gün olarak başlandığında sonuç ceza 10.265 gün bulunacak, ay üzerinden hesap edildiğinde ise 10.260 gün bulunacak ve 5 gün eksik ceza belirlenmiş olacaktır. Bu durumda kanuni dayanağı olmaksızın ve hesap hatası nedeniyle ceza değiştirilmiş olur ve bu da TCK'nın 61/10. maddeye aykırı bir durum oluşturur.
Bu nedenle hesaplama sırasında yılın aya çevrilmesi cezanın aya dönüşmesi anlamına gelmez eğer mümkünse daha sonra yıla tamamlanabilecek süre yıla tamamlanır.
Bu nedenle somut olayda sonuç cezanın 28... ay 15 gün (10.265 gün) hapis olması gerekir ve mahkemenin bu kararı doğrudur. Kararın 27... ay 15 gün (10.260 gün) olarak düzeltilmesi TCK'nın 61/6-10. fıkralarına aykırılık oluşturduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararın düzeltilerek onanması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.