Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2025/9124 E. 2026/646 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemsi

SAYISI: 2025/558 E., 2025/460 K.

SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.

İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde önceki hükümde direnildiği belirtilmesine karşın, ilk kararda yer almayan yeni gerekçeler belirtilerek hüküm kurulması karşısında anılan kararın direnme niteliği taşımayıp, yeni hüküm olduğu anlaşılmakla gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 14. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, indirimsiz şekilde ve üst sınırdan ceza tayini talebine ilişkindir.

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Özetle, sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna ve bu suçtan cezalandırılması ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

On beş yaşından büyük olan mağdurenin vekili aracılığıyla Mahkemeye sunduğu 20.06.2019 tarihli dilekçe ile şikayetinden vazgeçtiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

Mağdurenin aşamalarda özü itibariyle uyumlu beyanları, tanıkların olayın gelişimine dair mağdurenin anlatımları ile uyumlu ifadeleri, savunma ile tüm dosya kapsamına göre, olay günü tanıklarla birlikte mağdurenin de bulunduğu eve gelen sanığın, olay günü ilk kez gördüğü mağdurenin bulunduğu odaya girip yalnız kaldıkları sırada mağdureye sarılarak boynundan öpmesi, dudağından öpmeye çalıştığında mağdurenin tepki göstererek odadan çıkması şeklindeki fiziksel temas içeren eylemlerinin sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in muhalefeti ile oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca ... 14. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızda usul ve esasa ilişkin iki ayrı ihtilaf bulunmaktadır.

Öncelikle, İlk Derece Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olmayıp direnme mahiyetinde olduğu görüşünde olduğumdan direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi gerekirken, yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek bozma kararı verilmesi,

İkinci olarak, olayın yaklaşık 20 gün sonra gerçekleşen intikal şekli, katılan mağdurenin bulunduğu odanın kapısının içeri girdikten sonra sanık tarafından kapatılarak kilitlendiğine yönelik iddiasının tanıklarca doğrulanmadığı gibi yalnız kaldıkları sırada sanığın katılan mağdureye yönelik fiziksel temas içeren eylemlerine yönelik soyut iddia dışında delil bulunmadığı, diğer yandan bu eylemler sırasında evin içinde tanık olan arkadaşları bulunan katılan mağdurenin yardım istememesi, kovuşturma aşamasında katılan mağdurenin beyanı sırasında hazır olan psikolog bilirkişi tarafından düzenlenen 13.02.2019 tarihli raporda katılan mağdurenin konuşmasının içeriği ile duygulanımının dışa vurumunun uyumlu olmadığına yönelik gözlemi ve gerekçe içeriği dikkate alındığında cinsel eylemlerin gerçekleştiği noktasında şüphe oluştuğundan, hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun hükmün bozulması yolundaki görüşüne katılmıyorum.

§