"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1960 E., 2025/1903 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdureye elindeki şekeri göstererek "gel, gel şeker vereceğim" dediği, katılan mağdurenin gelmemesi üzerine bu kez kolundan tutarak zorla ikametinin bodrum katına götürerek kucağına oturtup göğüs, popo ve kalçalarını okşadığı ve alt giysilerini çıkardığı katılan mağdurenin kalça ve ön cinsel bölgesini okşayıp cinsel organı ile sürtündüğünün kabulü ile atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Özetle, gerekçe gösterilmeden istisnaf başvurusunun reddedildiğine, soruşturma aşamasında darp edilerek ifadesi alınan sanığın anılan beyanının hükme esas alınamayacağına, katılan mağdurenin soyut beyanı dışında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığına, katılan mağdurenin beyanlarında cebir yada tehdit kullanıldığına dair iddianın bulunmadığı gözetilmeden hatalı değerlendirme yapıldığına, baro tarafından atanan vekile vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa uygun kabule göre, cinsel istismar eylemini cebir, tehdit ile gerçekleştirdiğine dair delil bulunmayan sanığın katılan mağdureyi kolundan tutarak ikametinin bodrum katına götürmeye çalışırken uyguladığı cebrin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olan "cebir" niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi ve katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle ve kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği gözetilmeden kendisini yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekille temsil ettiren katılan mağdure lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.