Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2025/7664 E. 2026/87 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/2539 E., 2018/364 K.

KANUNİ TEMSİLCİ : ...

SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...

SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle, Dairemizin 2024/8922 Esas sayılı dosyası ile bağlantılı olması nedeniyle her iki dosyanın birlikte aynı gün incelenmesine karar verilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun 20.03.2012 tarihinde mağdure ile anal ilişki yaşadığının kabulü ile değişen suç vasfına göre beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, 2012 yılı Mart ayının ilk günlerinde işlendiği iddia olunan çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 28.02.2018 tarihli asıl karar ile mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, 03.07.2025 tarihli ek karar ile de beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ NEDENLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, temel cezanın alt sınırdan tayin edilerek takdiri indirim hükümlerinin uygulanması ve zincirleme suç hükümlerinin tatbiki yerine beraat hükmü verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, çelişkili anlatımlarda bulunan mağdureye ait külot üzerindeki meni lekesinden mukayeseye elverişli DNA profilinin elde edilememesi karşısında mahkumiyete elverişli delil bulunmadığından verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Asıl Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

1. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ...Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 20.01.2014 tarihli heyet raporunda; 20.03.2012 tarihinde yaşanan olaya bağlı olarak gelişen ruhsal travma bulgularının ruh sağlığını bozacak mahiyette olduğunun bildirilmesine karşın suça sürüklenen çocuktan hemen sonra, hakkında ayrıca yargılama yürütülen sanık ...'ın da mağdureye karşı cebir kullanarak istismar eyleminde bulunduğu öyküsü karşısında hangi eylemden dolayı mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu veya her bir eylem sebebiyle ruh sağlığının ayrı ayrı bozulup bozulmadığı hususlarında açıklık bulunmamasının haricinde ... Tıp 6. İhtisas Kurulunun 20.12.2013 tarihli raporunda ise psikiyatrik bozukluğun iddia edilen cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceğinin, bunlar arasında ayrım yapılamadığının, cinsel saldırının gerçekleştiğinin subutu ve tespiti halinde ise suça sürüklenen çocuk ile sanık ...'ın eylemleri arasında ayrım yapılmaksızın ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağının belirtilmesi karşısında, dosya kapsamındaki raporların çelişkili ve kapsamları itibariyle kanaat verici nitelikte bulunmadıkları nazara alınıp mağdurenin suç tarihinde maruz kaldığı cinsel istismar eylemleri nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise ruh sağlığındaki bozulmanın müstakilen suça sürüklenen çocuğun eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarında Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alındıktan sonra suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/6. maddesinin tatbiki hususuna karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile mevcut raporlarla yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Suça sürüklenen çocuk ile hakkında ayrıca yargılama yürütülen sanık ...'ın aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan eylemleri ile ilgili yürütülen kamu davalarının birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin ek kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Asıl Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin asıl kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

§