Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2025/6411 E. 2026/398 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2025/563 E., 2025/617 K.

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında katılan mağdure ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel taciz suçlarını, katılan mağdure ...'e karşı ise çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdure sayısınca çocuğun cinsel istismarı suçundan ve cinsel taciz suçunun müstehcenlik suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyeti ile katılan mağdure sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, mahkumiyet kararları yönünden atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, katılan mağdurelerin ifadelerinin aşamalarda çelişkili olduğuna, sanığın istikrarlı savunmaları olduğuna, Mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğuna ve beyanları kopyalamaktan ibaret olduğuna, husumet bulunduğuna, müstehcenlik ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilmediğine ve kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararlar açısından atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, katılan mağdurelerin istikrarlı anlatımlarının olduğuna ve iftira atmaları için bir sebep bulunmadığına, mahkumiyet kararları açısından temel cezaların teşdiden verilmesi gerekliliği ile katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti takdir edilip kararın sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Müstehcenlik Suçundan Verilen Karar Yönünden

1. Suç adının müstehcenlik suçu yerine cinsel taciz suçu olarak değerlendirilerek kesinleştirme işlemi yapılmasının Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu değerlendirilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Kararlar Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

A. Müstehcenlik Suçundan Verilen Karar Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden

Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§