Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2021/26209 E. 2026/235 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/2901 E., 2018/1482 K.

SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.

Her ne kadar 26.10.2021 tarihli Tebliğname'de katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karara dair görüş bildirilmiş ise de, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin sadece çocuğun nitelikli cinsel istismarına yönelik olduğu, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karara dair temyiz istemi yönünden ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11436 Esas, 2022/705 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesi uyarınca on yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığının tespitinde atılı suçun nitelikli hallerinin de gözetilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/1,3-f ve 5. maddeleri uyarınca açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyizi kâbil kararlardan olduğu belirlenmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Özetle, katılan mağdurenin sanık tarafından evlilik vaadiyle kandırıldığına, sanığın kiralamış olduğu evde üç gün süreyle kaldıklarına, bu evde cinsel birliktelik yaşadıklarına, taraf beyanları ve doktor raporlarından sanığın on beş yaşından küçük katılan mağdureye organ sokmak suretiyle istismarda bulunup cinsel amaçla hürriyetinden yoksun kıldığının sabit olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, katılan mağdurenin cinsel istismara uğradığının dosya kapsamından kesin olarak anlaşıldığına, katılan mağdurenin sanığa iftira atmasında hiçbir yararın bulunmadığına, katılan mağdure beyanlarının esas alınması gerektiğine ve katılan mağdurenin yargılama boyunca yer ve zaman belirtmek suretiyle eylemlerin ne şekilde gerçekleştiğini samimi bir şekilde anlattığına ilişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’nın duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen katılan mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2026 tarihinde karar verildi.

§