Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2021/25595 E. 2026/389 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/1087 E., 2018/1093 K.

SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında Ordu Ağır Ceza Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen görevsizlik kararı sonrası Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Özetle, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdureye yönelik cinsel bir davranışının olmadığına, dosyadaki görüntü incelemesinin uzman bilirkişilerce yapılmadığına, sanık hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Olayın intikal şekli, kamera görüntüleri, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, savunma ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın bakkala alışverişe gelen mağdurenin yanağına dokunma eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, kamera görüntülerinde sanığın mağdurenin göğsüne dokunduğunun net olarak tespit edilemediği gibi mağdurenin de bu yönde bir beyanı bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyet hükmü kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ordu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2026 tarihinde karar verildi.

§