Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

9. Ceza Dairesi

Dosya2021/21341 E. 2026/65 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/23 E., 2017/220 K.

SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi

Özetle, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmasından dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üyeler ... ile ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de;

Katılan mağdurun duruşmadaki beyanında, tuvalet için sınıftan çıktığını, koridorda sanık ile karşılaştığını, sanığın "Senin adın ne, nerede oturuyorsun, adresini biliyormusun" diye sorduğunu, sadece adını söylediğini, sanığın kendisine hiç dokunmadığını, kucağına almadığını, dokunmaya da çalışmadığını, sadece adını, nerede oturduğunu ve adresini sorduğunu, korkarak tuvalete kaçıp kapıyı kilitlediğini beyan ettiği görülmüş, savcılık ifadesinde ise kendisine sarıldığı yönündeki ifadesi okunup aradaki çelişki sorulduğunuda, tam hatırlamadığı için savcılık ifadesinin doğru olabileceğini, hatırlamadığını, koridorda karşılaştığında sanığa yol verdiğini, düşmediğini, başının dönmediğini, elini tutup kaldırma gibi bir olay da olmadığını, daha doğrusu böyle birşeyi hatırlamadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.

Sanık aşamalardaki ifadesinde belediyede taşeron işçi olarak çalıştığını, atık kağıt toplamak için okula gittiğinde mağdurun merdiven çıkarken düştüğünü görünce yanına gidip kolundan tutup kaldırdığını bildirmiştir.

Her ne kadar mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanığın kendisine sarıldığını söylemesine rağmen duruşmada bu hususu hatırlayamadığını beyan etmiş ise de sanığın mağdura dokunduğu kendi beyanı ile sabittir. Bu bakımdan mağdurun soruşturma ifadesine itibar edilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan mağdur baştan itibaren tutarlı şekilde sanığın kendisine "Senin adın ne, nerede oturuyorsun, adresini biliyor musun" şeklinde sorular sorduğunu, sanıkla karşılaştığında düşmesinin söz konusu olmadığını beyan etmekte olup hurda kağıt toplayan sanığın okul koridorunda karşılaştığı ve önceden tanımadığı mağdura bu yönde sorular sormasının normal ve beklenen bir durum olmadığı, adli sicil kaydında çocuğun cinsel istismarı suçundan sabıkası da bulunan sanığın olay günü karşılaştığı mağdura bir takım sorular sorarak kucaklayıp sarıldığı anlaşıldığından atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kurulan beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

§