"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/552 E., 2020/549 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Karaman Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin ilişkiye girdiğine dair soyut beyan haricinde delil olmadığına, mağdurenin ifadesinde çocuk yaşlarında ... isimli birinin istismarına uğradığına dair beyanı doğrultusunda iç beden muayenesinde tespit edilen yırtığın bu eylemden kaynaklanmış olabileceğine, mağdurenin suça sürüklenen çocuğa kendisini on beş yaşından büyük tanıttığına dair beyanı olduğuna, hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iddia edilen eylem ile mağdurenin on beş yaşını ikmal ettiği tarih arasında çok kısa kabul edilmesi gereken 3 aylık bir süre olduğuna, suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin ilişkiden bir ay önce tanıştıklarına, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde eylemlerin bir bütün halinde reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kapsamında kaldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmü kaldırılarak yeni bir hüküm kurulduktan sonra hükmün sonuna '' düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' ibaresi yazılmış ise de sehven bu yazılan bu ibarenin esasa etkili olmadığı anlaşılmakla tebliğnamenin bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Daire çoğunluğunca suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de;
Suça sürüklenen çocuk ...'ın olay tarihinde 16... aylık olduğu ve 10. sınıfa devam ettiği, mağdurun ise olay tarihinde 14... ay civarında olduğu ve 9. sınıfa gittiği, sanığın baştan beri tutarlı savunmasında mağdurun 16-17 yaşlarında olduğunu bildiğini, yaşının 15'ten küçük olduğunu bilmediğini beyan ettiği, mağdurun ise soruşturmadaki ifadesinde yaşa ilişkin bir beyanı bulunmayıp duruşmada ise ilk tanıştıklarında suça sürüklenen çocuğa yaşını 15 olarak söylediğini beyan ettiği, olay tarihinde mağdurun 15 yaşını tamamlamasına 3 ay gibi kısa bir süre kalması ve 9. sınıf öğrencisi olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdurun 15 yaşından küçük olduğunu anlamasının beklenemeyeceği, kendisi 16... aylık olan suça sürüklenen çocuğun kendisinden bir alt sınıfta okuyan mağdurun kendisinden bir yaş küçük olduğunu düşünmesinin normal ve beklenen bir durum olduğu, tanışmaları sırasında 15 yaşında olduğunu söyleyen mağdurun yaşı konusunda suça sürüklenen çocuğu hataya düşürdüğü anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 30. maddesindeki hata hükümleri uygulanarak eyleminin aynı kanunun 104. maddesindeki reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilip mağdurun 15 yaşını doldurmasından sonraki dönemde gerçekleşen eylemlerle birlikte kül halinde TCK'nun 104, 43/1, 31/3 maddelerinden hüküm kurulması gerekirken, mağdurun 15 yaşını tamamlamasından önceki eylemler nedeniyle TCK'nun 103/2, 43/1, 31/3 maddelerinin tatbiki ile cezalandırılması hukuka aykırı ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.