"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1999/281 E., 2014/200 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili Bala ilçesi Beynam Mahallesinde bulunan doğusunda kendisine ait 2382 ve 2383 parseller, kuzeyinde ... taşınmazı, güneyinde ... ve ... taşınmazları ile çevrili yaklaşık 25 dönüm yeri 1960 lı yıllarda imar ve ihya edip tarım arazisi haline getirdiğini, bu sebeple taşınmazın adına tapuda kayıt ve tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...davacının yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının davadan haberdar edilmelerine rağmen davayı takip etmedikleri davalı Hazine vekilinin davanın reddi ile taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın reddi ile; dava konusu Ankara ili Bala ilçesi Beynam Mahallesinde 09.06.2014 havale tarihli rapor ve eki krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 11.508,00 m² yüzölçümündeki alanın davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 09.06.2014 havale tarihli rapor ve eki krokilerinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.02.2020 tarihli ve 2017/7750 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararıyla; "1944 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin evrakın getirtilmesi, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapılıp yapılmadığının araştırılması, buna ilişkin evrakın gönderilmesi, davacı tarafından Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/282 Esas sayılı dava dosyasının ve dosya arasındaki bilirkişi raporu ve krokilerinin getirtildikten sonra, dava dosyasının hükme esas alınan raporları düzenleyen fen bilirkişine tevdi ile dava konusu taşınmazla, reddedilen tescile konu dosyadaki taşınmazın aynı olup olmadığını belirleyen imzalı ve açıklamalı ek rapor alınması, alınacak bütün cevabi yazıların bu dosya arasına konulması" gerektiğinden bahisle geri çevirme kararı verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmıştır.
Somut olayda; Dairemizin geri çevirme kararı neticesinde mahkemece dosya fen bilirkişiye tevdi edilmiş, fen bilirkişinin 18.11.2024 tarihli raporunda; 1999/282 Esas sayılı tescil dosyasında tescili talep edilen yerin yenileme çalışması sonucunda 5077 ada 149 parsel numarasını aldığı, 1999/281 Esas (işbu dosya) sayılı dosyasında taşınmazın ise kök 2383 parselin güneyinde olduğu yapılan yenileme çalışması ile 5007/121 parsel numarasını aldığı, 1999/281 Esas ve 1999/282 Esas sayılı dava konusu taşınmazların birbirlerinden farklı yerlerde olduğu, imar uygulamasına tabi olmadığı, parsellerin olduğu yerde yenileme çalışmasının yapıldığı ifade edilmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmazlar yönünden görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu ve mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerektiği gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.