Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5741 E. 2024/7289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/575 E., 2021/633 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ömerli Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/228 E., 2021/36 K.

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ..., 03.09.2019 havale tarihli dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında özetle; Mardin ili Ömerli ilçesi Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 sayılı orman parseli içinde kalan taşınmaz bölümünün uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, bu taşınmaz bölümünün tapusunun iptal edilerek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanarak itiraz edilemeyeceği ve dava açılamayacağı, dava konusu Mardin ili, Ömerli ilçesi, Fıstıklı mahallesi, 105 ada 1 parsel numaralı taşınmaza ait kadastro tespit tutanaklarının dosya arasına alındığı ve UYAP sistemine "dosyaya eklenecek evrak" şeklinde 09/02/2021 tarihinde kaydedildiği, kadastro tespit tutanağının 23/09/2008 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi dikkate alındığında (dava tarihi 03/09/2019) kadastro tespit tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıldan fazla süre geçtiği" gerekçesiyle, davanın hak düşürücü sürü sebebiyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Somut olayda, davacının dava dilekçesi, 02/12/2020 tarihli beyan dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında özetle; fiilen kendisine ait olan taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 parsel sayılı orman parselinde bırakıldığını, yaşanan hatalar sebebiyle mağdur olduğunu belirterek taşınmazın kendisine ait olan kısmının tapu kaydının iptali ile adına tescil edilmesi talebinde bulunduğu, taşınmazın tedavüllü tapu kaydının incelenmesinde; 03/06/2008 tarihinde orman vasfı ile davalı Hazine adına tespitinin yapıldığı, yapılan tespitin 22/08/2008 ila 22/09/2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, tespitin itiraz edilmeksizin 23/09/2008 tarihinde kesinleştiği, orman vasfı ile davalı adına tescil edildiği ve halen aynı şekilde tapuda kayıtlı olduğu, bu hali ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 23/09/2008 tarihi ile dava tarihi olan 03/09/2019 tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçtiğinin görüldüğü, bu durumda tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeni ile davacının kadastro öncesi sebebe dayalı talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır.

Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bölümünün içinde kaldığı Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 sayılı orman parsel tutanağının ilân bölümü incelendiğinde; "3402 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine göre 22.08.2008 ila 22.09.2008 tarihleri arasında 30 günlük ilan süresi içinde kadastro mahkemesine dava açılmadığından kesinleşmiştir." cümlesinde yer alan "açılmadığından kesinleşmiştir" ibaresinin üstünün çizilmiş olduğu anlaşılmış olup, bu durumun, 105 ada 1 parsele ilişkin kadastro tespitinin kesinleşip kesinleşmediği hususunda tereddüt oluşturması nedeniyle Dairemizin 04.03.2024 tarihli, 2021/16448 Esas, 2024/1351 Karar sayılı geri çevirme ilamıyla, anılan taşınmazın Kadastro Mahkemesinde dava konusu olup olmadığı sorulmuş ve Midyat Kadastro Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli, dosya arasına gelen yazısıyla; Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak mahkemelerinde 2021/7 Esas, 2021/17 Karar sayılı hüküm ile karar verildiği, dosyanın Gaziantep Bam 16.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderildiği ve henüz dönmediği belirtilmiş, böylelikle, Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 parsel sayılı tutanağın halen davalı olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca; davacı tarafından davanın açıldığı tarihte, Fıstıklı Mahallesi 105 ada 1 parselin Kadastro Mahkemesinde dava konusu olduğu ve kadastro tespitinin kesinleşmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince, eldeki dava yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, 105 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tespitin 23.09.2008 tarihinde kesinleştiğinden bahisle, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§