Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/5182 E. 2025/2016 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1870 E., 2024/1018 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/31 E., 2022/12 K.

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın ayrı ayrı davalıların vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli ... ili Merkez ilçesi ... ... köyünde kain 188 ada19 parsel sayılı taşınmaz beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi gereğince ... Hudutları içinde kalmaktadır. İşbu taşınmaz 1976 yılından beri ... oğlu ...'nun kullanımındadır. Üzerindeki 2 katlı kargir ev, garaj ve ahır ... oğlu ...'ya aittir.'' şerhiyle ve tarla niteliğiyle 571,66 metrekare olarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı vekili özetle; davacının evlendiği zaman köye gelin olarak geldiğini, bileziklerini bozdurduğunu, taşınmaza ev yaptığını ve halen evde oturmaya devam ettiğini, ... ili Merkez ilçesi ... ... köyünde kain 188 ada 19 parselde kayıtlı ve davacının evi bulunan taşınmazın 2/B kadastro tespitinde bu yerle bir ilgisi olmayan, davacının eski eşi ... adına kullanıcı tespitinin yapıldığını, 1990 senesinden sonra davacının eski eşinin başka bir köyde yaşamaya başladığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında kullanıcı olarak ismi geçen ...'nun kullanıcı olduğuna dair şerhin iptali ile kullanıcısının davacı ... olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiş olup bilahare davacı vekilinin 22.01.2021 tarihinde UYAP üzerinden göndermiş olduğu ıslah dilekçesi ile; taşınmazın bulunduğu yeri ... mahallesi olarak düzelttiklerini, taşınmazın 1976 yılından beri ... oğlu ... kullanımına ait şerhinin iptali ile davacı ...'na ait olduğunu ve iki katlı kargir ev, garaj ve ahırın ... oğlu ...'na aittir şerhinin iptali ile iki katlı kargir ev, garaj ve ahırın ...'na aittir şerhlerinin yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın davalıya ailesinden geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerin beyanlarıyla davacı ... davalının evli oldukları dönemde dava konusu taşınmazda ve üzerindeki evde birlikte kullanımlarının bulunduğu, üzerindeki evin taraflarca 1979 yılında el birliğiyle yaptırılmaya başlandığı, daha sonra tarafların yaklaşık 20 sene önce boşandıkları ve davalının davaya konu taşınmazın üzerinde bulunan müşterek konutu terk ettiği, taşınmazda ve üzerindeki evde davacının müşterek çocukları Uğur ile birlikte fiili kullanımlarının günümüze kadar devam ettiği, garaj ve deponun tarafların boşandıktan sonra davacı tarafından yaptırıldığı, davalının boşanma sonrasında taşınmazda ve muhdesatlarda fiili kullanımının bulunmadığı beyan edilmiş olup, davacı vekilinin sunmuş olduğu delillerde yer alan Bartın Sulh Ceza Hakimliğinin 2006/627 Esas numaralı ve Bartın Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/598 Esas numaralı dosyalarında davacının orman alanlarının işgali ve faydalanma suçlarından sanık sıfatıyla yargılandığı ve cezalandırıldığı anlaşılmış ve suça konu taşınmazın Mahkememizde görülen işbu kadastro davasına konu taşınmazla aynı taşınmaz olduğu fen bilirkişi raporunda tespit edilmiş olduğundan keşifte alınan beyanlara, kullanıma ilişkin Mahkeme gözlemine ve bilirkişi raporlarına itibar edilerek davacının taşınmazda ve üzerindeki muhdesatlarda kullanım ve aidiyete ilişkin davasını ispat ettiği, malik sıfatıyla asli zilyetliğinin yalnızca kendisinde olduğu kanaatine varıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup her ne kadar davalı taşınmaz üzerindeki evi davacıyla evli oldukları dönemde birlikte yaptırmış ise de davacı ile boşandıktan sonra taşınmazın ve evin zilyetliğini terk ettiği, fiili hakimiyetinin kalmadığı ve orman suçlarına ilişkin yapılan yargılamalarda sanık sıfatının yalnızca davacıda bulunup verilen cezaların yalnızca davacıya ilişkin olduğu anlaşıldığından inşa dönemindeki katkılarına hukuken değer verilmemiştir...." gerekçesiyle davanın kabulüne kadastro tespitinin iptali ile, Bartın ili Merkez ilçesi ... köyü 188 ada 19 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kadastro tutanağındaki vasıf ve nitelikleri ile birlikte tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine '' Taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 3303 sayılı Kanun'un 3. Maddesi gereğince Havza-i Fahmiye hudutları içinde kalmaktadır. İşbu taşınmaz 1979 yılından beri Kamil kızı ...'nun kullanımındadır ve üzerindeki 2 katlı kargir ev, garaj ve ahır Kamil kızı ... 'na aittir.'' şerhlerinin yazılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; "...Mahkemece yapılan keşif de dinlenen kişilerin beyanlarına göre; taşınmazların davacı tarafın kullanımında olduğu gibi mahsüllerin de davacı tarafın topladığı, davalının taşınmazda kullanımın bulunmadığı beyan edilmiş olup boşanma tarihi olan 2011 yılından tespit tarihine kadar davalı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair bir bilgi veya belge de dosya kapsamında yer almadığı, davacı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerindeki uzun süreli kulanımının kendi nam ve hesapına ilişkin olması nedeniyle davacının davasının kabulüne karar verilmesinde ve davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunduğundan yasal hasım konumunda bulunmadığı gözönünde bulundurularak yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§