Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2024/3654 E. 2024/6339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1365 E., 2024/202 K.

KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/194 E., 2021/409 K.

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davalarının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sonucunda, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 353 ada 1 parsel sayılı 3.419,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'un kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 21.10.2013 ve 01.04.2014 tarihinde payları oranında ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; kendilerine ait 353 ada 3, 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kadastro tespiti sırasında çekişmeli 353 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek davalılar adına kullanıcı şerhi verildiğini, taşınmaz bölümünün fiili kullanımlarında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir.

Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içerisinde davacı ... tarafından yenilenmediği; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 02.07.2010 tarihinden, dava tarihi olan 01.09.2020 tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği" gerekçesiyle davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davalarının hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşme tarihine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin 02.07.2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise 01.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakta ise de; davanın açılmasına ilişkin hak düşürücü sürenin işlemeye başladıktan sonra 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında hak düşürücü süre ... olduğundan, durma süresi eklendiğinde davacının davasının kesinleşen kullanım kadastrosuna itiraz yönünden süresinde açılmış olduğu, ne var ki dava 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önce davalılara satışı yapılan çekişmeli taşınmazın öncesinde davalılar (ve murisleri) adına bulunan kullanıcı şerhi nedeniyle dava tarihinden önce Hazine tarafından davalılara yapılan satışın ayakta olduğu ve bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu" belirtilerek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiş;

Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§