"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1185 E., 2024/1773 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/138 E., 2022/493 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, Antalya ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 262 parsel sayılı taşınmaz, tapu kayıtları nedeniyle tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edildikten sonra 1635, 1636, 16 37... parsellere ifraz edilmiş ve bu parsellerden 1636 parsel sayılı taşınmaz 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1 maddesi gereğince 2018 yılında yapılan sayısallaştırma çalışmaları sonucunda 298 06... parsel numarasıyla tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/172 Esas sayılı dosyasında 262 parsel sayılı taşınmazın 1635, 1636, 16 37... numaralı parsellere ifraz edildiğini ve kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini belirterek, 1636 parselin orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın makiye tefrik edilip 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümlerine göre tapuya bağlandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne ve 12.02.2018 tarihli fen bilirkişisi raporunun eki olan krokilerde (A) harfiyle gösterilen 5.355,36 m²lik kısmın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili ve ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu 1636 parsel sayılı taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanuna göre belirlenip 4753 sayılı Çiftçi Topraklandırma Kanunu gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde olması ve eylemli orman olması sebebiyle kararın hukuka aykırı olduğunu ve hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kesinleşmiş tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; 03.10.2024 tarihli ve 32681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (Tarife) "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. Maddesinde yer alan, (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü Mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " düzenlemesi uyarınca eldeki davada, davacı aleyhine hükmedilecek vekalet ücretinin dava değeri olan 10.000,00 TL' yi geçemeyeceği gözetilmeksizin, bu miktardan daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B.4) nolu bendinin hüküm den çıkartılarak yerine, "Davalı ... ve ... dışındaki davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine," ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.