Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/883 E. 2026/479 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/52 E., 2021/22 K.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2022/2909 Esas, 2024/5138 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. ... ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 9 76... , 3, 4 ve 9 77... parsel sayılı sırasıyla 11.598,41 m², 4.119,92 m², 6.064,23 m² ve 15.843,88 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, Kadastro Mahkemesinde davalı oldukları belirtilerek nitelik ve malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmişlerdir.

2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un Ek-5. maddesi gereğince orman kadastro çalışması yapıldığını, 12.09.2015 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre 30 gün süreyle askıya çıkartıldığını, yapılan inceleme sonucunda .. Mahallesi kadastro çalışma alanı sınırları içerisinde tapulama harici olan yerler ve tapulu taşınmazların dışında 976 numaralı parselin güneyinde ve batısında yaklaşık 6 dönüm ve 12 dönüm olan taşınmazlar ile 220 numaralı parselin kuzey ve doğusunda bulunan parsel numarası verilmeyen alanın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazlara ilişkin tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Kadastro Müdürlüğü yazısında, davacının dava konusu yaptığı taşınmazların 9 76... , 3, 4, 9 77... ve işbu dosyadan tefrik edilen 9 78... parsel sayılı taşınmazlar olduğu, henüz askı ilanına çıkarılmadığı, dava açılması sebebiyle kadastro tutanağı düzenlenerek Kadastro Mahkemesine gönderildiği belirtilmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların orman olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2015/30 Esas, 2016/14 Karar sayılı kararı ile Kadastro Mahkemesinin görevinin, 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlendiği, yine aynı Kanun'un 11. maddesine göre kadastro sonuçlarının 30 günlük süreyle ilan edileceği ve itirazı olanların bu süre içerisinde dava açabileceklerinden askı ilanına çıkarılmadan açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2016/12981 Esas, 2019/2704 Karar sayılı ilamıyla davacının kısmi askı ilan süresi içinde dava açmasında hukuki yararının bulunduğu, Kadastro Müdürlüğü tarafından bildirilen taşınmazların davalı oldukları kabul edilerek kadastro tutanak asılları Mahkemeye gönderildiğinden artık İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 27, 28... . madde hükümlerine göre kadastro tutanaklarının askı ilanlarının yapılması, bu tutanaklara itiraz edenler ile Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliği, yine tespit tutanaklarının edinme sebebinde ismi geçen kişiler yada keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılıp davada taraf teşkili oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince lüzum görülen diğer deliller de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığının bilirkişi raporları, mahalli bilirkişilerin beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, kadastro tutanağının edinme sebebinde isimleri tespit edilen kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle açılan davanın reddine, ... ili .. ilçesi .. köyü 9 76... , 3, 4 ve 9 77... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağındaki tespitler gibi tapuya tesciline, dava konusu taşınmazların kaydında davalıdır şerhi bulunması nedeniyle taşınmazların malik ve cinsinin tespiti gerektiğinden; 9 76... parsel sayılı taşınmazın 2 katlı kargir ev ve tarla vasfı ile ... ve ... adına, 9 76... ve 9 77... parsel sayılı taşınmazların ham toprak vasfıyla Hazine adına; 9 76... parsel sayılı taşınmazın ise 2 adet kargir ev, ahır ve tarla vasfı ile ... adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2022/2909 Esas, 2024/5138 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR DÜZELTME

Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davalı gerçek kişiler yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde değildir.

2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır.

Buna göre, dava konusu taşınmazların Kadastro Mahkemesinde davalı olduğundan bahisle nitelik ve malik haneleri boş bırakılarak davalı olarak tespiti yapıldığından, İlk Derece Mahkemesince kadastro tespit tutanağındaki tespit gibi tescillerine karar verilmesi infazda tereddüt yaratacak olup isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2022/2909 Esas, 2024/5138 Karar sayılı ilamının kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı ... İdaresi vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,

Davacı ... İdaresi vekilinin karar düzeltme talebinin yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 23.09.2024 tarihli ve 2022/2909 Esas, 2024/5138 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. paragrafında yer alan "... ili .. ilçesi .. köyü ..kıyı mevki, 9 76... , 3 ve 4 parseller ile 9 77... parselin kadastro tespit tutanağındaki tespitler gibi tapuya kayıt ve tesciline," ve 2. bendinin 1. paragrafında yer alan "Dava konusu taşınmazların kaydında davalıdır şerhi bulunması nedeniyle taşınmazların malik ve cinsinin Mahkememizce tespiti gerektiğinden;" ibarelerinin hükümden çıkarılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLMİŞ ŞEKLİ İLE ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§