"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/774 E., 2024/1279 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/163 E., 2022/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 05... , 1 93... ve 5 parsel sayılı taşınmazlar, Hazineye intikali gereken veya kamu orta malı nitelikli yerlerden olmadığı, orman olarak kadastro harici bırakılan yerlerden olup, 5304 sayılı Kanun ve 6495 sayılı Kanunla eklenen Ek-5 ve geçici 8. madde ile 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman kadastrosunda orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilerek ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2 05... , 1 93... ve 5 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalinin de mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise orman, ham toprak, hali arazi vb.) tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmazların en eski tarihli memleket haritası uyarınca yapraklı çalı formunda göründüğü, keşif günü itibariyle taşınmazların üzerinde ve çevresinde bulunan meşe ağaçları düşünüldüğünde dava konusu taşınmazların bitki örtüsünü çalı formunda meşe ağaçlarının oluşturduğunun kabulünün gerekeceği, zira yabani bir ağaç olan meşelerin bölgenin ekolojik özelliklerine göre çalı formunda görülebileceği, kaldı ki 1 01... sayılı orman parselinin de memleket haritasında çalı formunda göründüğü, en eski tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazların üzerinin orman bitki örtüsüyle kaplı olduğunun orman bilirkişi ek raporunda belirtildiği, dava konusu parsellerin komşularıyla birlikte meşe ağaçlarının oluşturduğu bütünlük içerisinde kaldığının hava fotoğraflarından anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 2 05... , 1 93... ve 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan keşifte bu alanda tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğünün açıkça ortaya çıktığını, orman vasıflı kabul edilmesi ve Hazine adına tescil edilmesinin zilyetlikten ... mülkiyet hakkının açık ihlali olup, olağanüstü zamanaşımı ile iktisap gereğince 20 yıldan epey fazla bir süredir ilgili taşınmazları malik sıfatıyla müvekkillinin ellerinde bulunduğu ve bu taşınmazlarda tarımsal faaliyet yürütüldüğü için açılan haksız davanın reddi gerektiğini, davacı idare adına orman vasfı ile tespit ve tescil yapılmasının tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesine ve mülkiyet hakkının özüne açık bir ihlal teşkil ettiğini, arazinin bir kısmının tarım arazisi olduğu bilirkişi raporu ile sabit iken davanın kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu arazilerin memleket ve amenajman haritası ile hava fotoğraflarına bakılarak orman adına vasıf değişikliği yapılamayacağının emsal Yargıtay ilamları ile sabit olduğunu, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırı dışında kaldığını, ancak verilen ek raporda söz konusu arazilerin orman sayılan yerlerden olduğuna kanaat getirildiğini, iki rapor arasında çelişki olduğunun bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile belirtildiğini ve bu çelişkinin giderilmesinin İlk Derece Mahkemesinden talep edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından hiç bir gerekçe gösterilmeksizin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddine karar verilerek çelişkinin giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, bu yönüyle yargılamanın eksik yapılarak hüküm tesis edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıklarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.