"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/856 E., 2024/1139 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/360 E., 2023/102 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Siirt ili ... ilçesi ... köyünde ilk tesis kadastro çalışmasının mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapıldığı ve dava konusu taşınmazın tespit harici bırakılarak yapılan çalışmaların 12.03.1984 yılında kesinleştiği anlaşılmıştır. Orman İdaresi ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ortak çalışmaları sonucunda ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre orman kadastro çalışmaları (ORKA) başlatılmış ve 02.12.2016 tarihinde bitirilmiştir. Orman kadastro çalışmaları kesinleştikten sonra 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre güncelleme çalışmaları esnasında dava konusu taşınmaz 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında orta malları dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğundan, ... oğlu ...'in tarla olarak kullanımında iken, 2000 yılından beri fıstık ağaçları diktiği ve halen fıstıklık niteliğinde kullanımında olduğu, 4702 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden önce yapılmış olan muhdesatlara tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu parsel içerisinde fıstık ağaçlarının ... oğlu ...'in kullanımında olduğu, 4.248,61 m² yüzölçümü ve fıstıklık vasfıyla Hazine adına 01.04.2021 yılında tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Siirt ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 2 15... parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın özel mülkiyete elverişli olması, orman ve mera ile bir ilişiğinin bulunmaması ve 40 yılı aşkın bir süreden beri müvekkili tarafından imar ve ihyasının tamamlanmış olması karşısında Hazine adına yapılan tespitinin yanlış olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişileri davacının 2000'li yıllar öncesinde bağ vasfıyla ve dönem dönem farklı tarım ürünleri ekilmek suretiyle kullandığını, ancak bölgede yaşanan terör olayları nedeniyle terörün şiddetinin arttığı zamanlarda özellikle 1987-1997 yılları arasında yaklaşık 10 yıl kadar vatandaşların arazilerini kullanamadığını belirtmiş iseler de 1984 yılına ait hava fotoğrafı incelemesinde de arazinin imar ihya görmediğine dair harita bilirkişisinin rapor sunduğu görülmüş ve bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde; kadastro tespit tarihinin 01.04.2021 olduğu dikkate alındığında davacı açısından kanunun aradığı imar ihya edildikten sonra 20 yıllık aralıksız kullanım koşulları oluşmadığı için davacının tescile yönelik davasının sübut bulmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
A.Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; harita bilirkişisinin raporunda 19 84... yıllarında dava konusu parselde imar ihyanın varlığının kabul edildiğini, ancak Mahkemenin gerekçesinde tanık beyanlarına da dayanarak terk hususuna vurgu yaptığını, dava konusu parselin maliki ve zilyedi olan müvekkilinin dava konusu taşınmazı terk etmediğini, sosyolojik sebepler ile Siirt ilini terk ettiklerini, tanık beyanları ve anlatımları da dikkate alındığında müvekkilinin taşınmazın maliki ve zilyedi olduğunun halen bilindiğini, parselin terk edilmediğini, bakımsız bırakıldığını, ancak halen müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, tanık beyanlarında taşınmazın traktör ile sürülmeye elverişli olmadığının belirtildiğini, müvekkilinin traktöre elverişli olmayan taşınmazla il dışına taşınmalarının da etkisiyle ilgilenmeyi bıraktığını, ancak taşınmazı terk etmediğini, taşınmazın taşlı yapıya sahip olması, traktörün girememesi gibi sebepler göz önüne alındığında müvekkilinin taşınmazın zilyedi olmasına rağmen o taşınmazda tarım faaliyetine bir süre ara verdiğini, 1984-2001-2018 yıllarına dayanarak düzenlenen harita raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu parselin 1984-2001 yılları arasında imar-ihya gördüğü düşünüldüğünde 2001-2018 yılları arasında da imar-ihya görmesinin ne zaman imar-ihyanın kesildiği gibi soruları cevapsız kıldığını, dolayısıyla 2001-2018 yılları arasında taşınmaz hakkında fikir verecek hava fotoğrafları ile yeniden inceleme yaptırılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan tespite itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.