Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/842 E. 2026/239 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1382 E., 2024/1258 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/114 E., 2022/110 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 26... , 1 23... , 2 12... , 2 11... , 1 90... , 1 91... ve 1 92... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 26... , 1 23... , 2 12... , 2 11... , 1 90... , 1 91... ve 1 92... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazlar üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalinin de mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise orman, ham toprak, hali arazi vb. tapuya tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "eğer bir taşınmaz öncesinde ormansa daha sonradan üzerinde yapılan zirai faaliyetlerin onun orman vasfını kaldıramayacağı, taşınmazların meşelerinin arasının veya üzerinde bulunan açıklık alanlarının zirai olarak kullanılmasının taşınmazlara tarım arazisi vasfını kazandırmakta yeterli olmadığı, 2 12... ve 2 11... sayılı parsellerin ziraat bilirkişi raporunda sonuç kısmının rapor içeriğine göre sehven hatalı değerlendirildiği ancak bunun esas kanaati değiştiremeyeceği zira 2 11... ve 2 12... sayılı parsellerin tespit tarihinden geriye dönük mevcut hava fotoğrafında zirai faaliyete konu edilmeyip ham ve bakir vaziyette olduğunun ve K.K'nun 14. maddesinde sayılı şartların yerine gelmediğinin net olduğu anlaşılmakla ziraat bilirkişi raporu hükme esas alınmayıp orman bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak" davanın kabulüne, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 1 26... , 1 23... , 2 12... , 2 11... , 1 90... , 1 91... ve 1 92... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesinleşen orman tahdidine göre dava konusu taşınmazların tümünün tahdit dışında kaldığını, ilk alınan orman raporunda taşınmazların orman sayılmayan alanda olduğu belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesinin ara karar zorlamasıyla tek orman mühendisinden alınan rapora göre taşınmazların tahdit haritası göz önünde bulundurulmaksızın orman olduğuna ilişkin rapor verilmesinin hatalı olduğunu, bölgede orman mühendisinin olmayışının 3 orman mühendisi eşliğinde bilirkişi raporu alınmasını engellememesi gerektiğini ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin emsal kararları da nazara alındığında bu şekilde alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, Orman İdaresini ilgilendiren bir davada Orman Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazların orman olup olmadıkları ve taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikte iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§