Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/841 E. 2026/236 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2251 E., 2024/1118 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/338 E., 2022/261 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Siirt ili ... ilçesi ... köyünde ilk tesis kadastro çalışmasının mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapıldığı ve dava konusu taşınmazın tespit harici bırakılarak çalışmaların 12.03.1984 yılında kesinleştiği anlaşılmıştır. ... Müdürlüğü ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün ortak çalışmaları sonucunda ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre Orman Kadastro çalışmaları (...) başlatılmış ve 02.12.2016 tarihinde bitirilmiştir. ... kadastro çalışmaları kesinleştikten sonra 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre güncelleme çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında orta malları dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, 2000 yılından beri ... oğlu ...'in kullanımında olduğu belirtilerek, 2 11... parsel numarasıyla ve 8.524,05 m² yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla Hazine adına 04.03.2021 tespit edilmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Siirt ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 2 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalı Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın özel mülkiyete elverişli olması, orman ve mera ile bir ilişiğinin bulunmaması ve 40 yılı aşkın bir süreden beri müvekkili tarafından imar ve ihyasının tamamlanmış olması karşısında Hazine adına yapılan tespitin yanlış olduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile müvekkili adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında gerekse bilimsel kaidelere uygun ve denetime elverişli ziraat ve harita bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının sağlanmadığı dolayısıyla imar ihyasının yapılmamış olduğu değerlendirilerek kadastro tespit tutanağı gibi tapuya tescil olması gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Siirt ili ... ilçesi ... köyü 2 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

B.Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; harita bilirkişisinin raporunda 19 84... yıllarında dava konusu parselde imar ihyanın varlığının kabul edildiğini, ancak sayın mahkeme gerekçesinde tanık beyanlarına da dayanarak terk hususuna vurgu yaptığını, dava konusu parselin maliki ve zilyedi olduğunu iddia ettikleri müvekkillerinin dava konusu taşınmazı terk etmediklerini, sosyolojik sebepler ile Siirt ilini terk ettiklerini, tanık beyanları ve anlatımları da dikkate alındığında, müvekkillerinin taşınmazın maliki ve zilyedi olduğunun halen bilindiğini, parselin terk edilmediğini, bakımsız bırakıldığını, ancak halen müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, tanık beyanlarında taşınmazın traktör ile sürülmeye elverişli olmadığının belirtildiğini, müvekkillerin traktöre elverişli olmayan taşınmazla, il dışına taşınmalarının da etkisi ile ilgilenmeyi bıraktıklarını, ancak taşınmazı terk etmediklerini, taşınmazın taşlı yapıya sahip olması, traktörün girememesi gibi sebepler gözönüne alındığında müvekkillerin taşınmazın zilyedi olmalarına rağmen o taşınmazda tarım faaliyetine bir süre ara verdiklerini, 1984, 20 01... yıllarına dayanarak düzenlenen harita raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu parselin 1984-2001 yılları arasında imar ihya gördüğü düşünüldüğünde 2001-2018 yılları arasında da imar ihya görmüş olması, ne zaman imar ihyanın kesildiği gibi soruların cevapsız kaldığını, dolayısıyla 2001-2018 yılları arasında taşınmaz hakkında fikir verecek hava fotoğrafları ile yeniden inceleme yaptırılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§