Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/810 E. 2026/121 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2038 E., 2024/2639 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2020/181 E., 2022/131 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 96 parsel sayılı 4.060,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 63... parsel numarasıyla 3.981,70 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 94 parsel sayılı 4.920,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 63... parsel numarasıyla 5.254,03 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi eski 96 parsel sayılı 4.060,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1 63... parsel numarasıyla 3.981,70 m² olarak tespit edildiğini ve taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro güncelleme çalışmaları sonucunda, komşu parseller yönünden mevcut olan kaymalar tespit edilerek, fiili kullanıma ve seneler önce davacı babası ile müvekkilinin eşi arasında yapılan taksime uygun hale getirildiğini, davacının taşınmazına tecavüz edildiğini iddia ettiği yerde davalının oğlu ...'ye ait konut, ahır ve avlusunun çok uzun yıllardır bulunduğunu ve özünde 94 numaralı parselin içerisinde yer aldığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uygulama kadastrosunun kısmen doğru yapıldığı, dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın güney komşusu olan ve davalıya ait 1 63... parsel sayılı taşınmaz ile arasında bulunan tel çitin hatalı ölçüldüğü ve aradaki sınırın geçerli sınır olarak kabul edilmesi gerekirken uygulama kadastrosunda sabit sınır olarak kabul edildiği, dolayısıyla eski pafta sınırına uyulması gerektiği, kadastro müdürlüğünün ise bu davada taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, dava konusu 1 63... parselin kadastro güncelleme tutanağındaki tespitinin iptaline, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 01.08.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda (M) harfiyle gösterilen 116,26 m²lik yerin dava konusu 1 63... parsele eklenmek suretiyle 1 63... parselin yüzölçümünün 4.097,96 m² olarak, (M) harfiyle gösterilen alan çıkarıldıktan sonra 1 63... parselin yüzölçümünün 5.137,77 m² olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarına karşı yapmış oldukları itirazların ve dosyaya kendilerince sunulan uzman raporunun değerlendirmeye alınmadığını, tapuda davalıya ait olan 1 63... parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıların otuz yıl önce, davacı tarafın hem kendisinin hem de mirasçısı olduğu babasının sağlığında tarafların arasında sabit olan sınıra uyularak yapıldığını, üstelik hatalı çekildiği iddia edilen sınırların beton direklerinin dahi davacı tarafından dikilmiş olduğunu, tesis kadastrosunun yapıldığı eski tarihlerde teknolojik imkanlar dolayısı ile hata paylarının mevcut olduğunu, ihtilaf halinde, hava fotoğrafı ve kadastro verisi çakıştırılması neticesinde tespit yapamayan bilirkişinin, hatalı olarak hazırlanmış tapu bilgisine göre parsellere ekleme ve çıkarma yapmasının hatalı olduğunu öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§