Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

8. Hukuk Dairesi

Dosya2025/785 E. 2026/120 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1819 E., 2024/1161 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2019/6 E., 2023/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 83... ve 150 parsel sayılı sırasıyla 70.846,48 metrekare ve 17.381,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer hisse ile ... ve ... adına tespit edildikten sonra ...'ın komisyona itirazı üzerine komisyonca yapılan inceleme neticesinde,. taşınmazların sınırlandırılmalarının hatalı yapıldığının tespit edilmiş olması nedeniyle sınırlandırma krokisinin iptal edilerek 1 83... parsel sayılı taşınmaz 16.880,33 metrekare yüzölçümlü olarak 1/2' şer hisse ile ... ve ... adına, ... ve ...'ın muvakafakatları ve 1 83... parsel sayılı taşınmazın bir kısmında ...'ın hak sahibi olduğunun anlaşılması karşısında 1 83... parsel sayılı taşınmazın 1.007,69 metrekaresinin ifrazı ile 1 83... parsel numarası altında bahçe vasfıyla ... adına, 1 83... parsel sayılı taşınmaz ise 65.441,82 metrekare yüzölçümlü olarak 1/2' şer hisse ile ... ve ... adına tespitine karar verilmiştir.

2. Davacı ... dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 83... ve 150 parsel sayılı taşınmazların dedesinden babasına, babasından da kendisine intikal ettiğini, yaklaşık 80 yıllık zilyetliklerinin bulunduğunu öne sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların adına tescilini talep etmiş, yargılama aşamasında dava konusu taşınmazlara uyduğunu iddia ettiği tapu kaydını ibraz etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazların 100 yılı aşkın zamandır atalarının zilyetliklerinde bulunduğunu, fiili taksim suretiyle dava konusu taşınmazların kendilerinin kullanımına bırakıldığını, 1994 yılına kadar da kendileri tarafından kullanıldığını, 1994 yılında terör olayları nedeniyle köyü terk etmek zorunda kaldıklarını ancak 2014 yılı sonrasında yeniden kullanmaya başladıklarını öne sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı, davacının dava konusu taşınmazlarda zilyet olduğunu ispatlayamadığı ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 1 83... ve 150 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... İlk Derece Mahkemesince mahallinde yapılan keşifte dava konusu 150 parsel sayılı taşınmazın tamamının meşe ve diken bitkileri ile 149 parsel sayılı taşınmazın ise kendiliğinden yetişen ağaçlar ile kaplı olduğunun gözlemlendiği, bu haliyle davacı tarafından dava konusu taşınmazlarda tapu miktarı dışında olan kısımlarda tasarruf ve zilyetliğini ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme ara kararında belirtilen kişiler dışındaki kişilerin mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş olmasının, tutanak bilirkişilerinin dinlenmemiş olmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, mahalli bilirkişilere ve tanıklara müvekkiline ait kök tapu kaydındaki sınır tarifleri sorularak harita raporu hazırlanması gerektiğini, geçmişe dönük hava fotoğraflarının dosyaya kazandırılması akabinde zilyetlik olgusunun tartışılması gerektiğini, fen bilirkişisinin tapu kaydı alanın gayrı sabit sınır teşkil ettiği belirtilerek, kayıt miktarının geçerli olduğu iddia edilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, ...'in, keşif zaptında iki beyanı olup, geçerli olanın ilk beyanı olduğunu öne sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyup uymadığı, dava konusu taşınmazlarda zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine ve dava konusu 1 83... ve 150 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş ise de, kadastro komisyonunca ...'ın itirazı kabul edilerek, taşınmazların sınırlandırılmalarının hatalı yapıldığının tespit edilmiş olması nedeniyle sınırlandırma krokisinin iptali ile 1 83... parsel sayılı taşınmaz 16.880,33 metrekare yüzölçümlü olarak 1/2'şer hisse ile ... ve ... adına, ... ve ...'ın muvakafakatları ve 1 83... parsel sayılı taşınmazın bir kısmında ...'ın hak sahibi olduğunun anlaşılması karşısında 1 83... parsel sayılı taşınmazın 1.007,69 metrekaresinin ifrazı ile 1 83... parsel numarası altında bahçe vasfıyla ... adına, 1 83... parsel sayılı taşınmaz ise 65.441,82 metrekare yüzölçümlü olarak 1/2'şer hisse ile ... ve ... adına tespitine karar verildiği anlaşılmakta olup bu durum karşısında, İlk Derece Mahkemesince taşınmazların komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi infazda tereddüte sebebiyet vereceğinden usul ve yasaya aykırılık teşkil etmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "tespit" ibaresinin çıkartılarak yerine "komisyon kararı" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§